Ülkemizde
radyonun tarihçesi İstanbul Radyosuyla 1926'da başlıyor.
İstanbul radyosunu kuran kişi Reşat Nuri İleriydi ve Hayrettin
Hayreden de onu asistan yardımcısıydı.
Türkiye'de kurulan ilk radyo özel radyo olup Türk Telsiz
Telefon şirketi adıyla kurulmuş olan İstanbul Radyosudur.
İlk
stüdyo Galatasaray'daki tarihi postane�nin üst katıymış. O
zamanki radyolar günümüze göre ilkel araçlarla yapmaya
çalışıyorlardı ve yayınlayabilmek için bir sürü akümülatör ve
araç yönünden oldukça kalabalık bir stüdyo odası mevcuttu. Öte
yandan evde mevcut yayını dinleyebilmekte oldukça güçtü ve iyi
bir tertibat gerektiriyordu. Evin çatısına gayet büyük bir anten
koymak ve alıcı cihazınızın olması gerekiyordu. Bu cihazlarda
yayın ya çanak şeklinde hoparlörlerle yada kulaklıkla
dinlenebiliyordu.
İlk
radyonun kurulduğu o sıralarda dünyanın ekonomik ve sosyal
durumumu topyekün bir değişim içindeydi ve kısa bir süre sonra
da meşhur1929-1932 krizi yaşandı. Bu koşullar altıda ilk
radyonun devam edebilmesi abonelerinin artmasıyla mümkündü ve bu
abonelerde evlerine cihaz alacak , anten ile toprak hattını
tesis edeceklerdi. Oysa radyo faaliyeti başladıktan kısa bir
süre sonra Genelkurmay anten takılmasını yasak etti. Gerekçe ise
halkın casusluk yapacağından endişe edilmesi. Bu casusluk
endişesi öyle büyük boyutlara varmıştı ki o tarihlerde resim
yapan bir çok ressamda casusluk korkusu yüzünden yakalamış
geceyi karakolda geçirmek zorunda kalmışlardı. Kendi ressamını
casusluk korkusuyla karakolda sabahlatan zihniyet yönetimi
devralan başka bir zihniyeti aynı boğaz sırtlarını Arap
şeyhlerine satmakta bir sakınca görmemişlerdi. Bu zihniyet anten
takılırsa casusluk olabileceği endişesine kapılarak İstanbul
Radyo'sunu değil ama aynı anlama gelen anten kullanımını
yasaklamış ve bununla birlikte cihaz satışı, reklam vb. olanağı
ortadan kalktığı için başarılı bir başlangıç yapan ve kurulan
ilk radyo özelliğine sahip İstanbul Radyo'su zorunlu olarak
kapanmıştı. Ve devletin en iyi örgütlenmiş en güçlü örgütü
ordunun en üst yönetimi olan Genelkurmay tarafından trajikomik
bir korku yüzünden iflas ettirilmişti.
Bu
serüvenin devamından bir kaç yıl sonra Almanya'daki radyolardan
etkilenen o zamanın yönetimi tekrar anten izni çıkarmış , fakat
İstanbul Radyo'su ve onu kuran Türk Telsiz Telefon A. Ş iflas
etmiş olup faaliyete tekrar gelmesi mümkün değildi. Böylece
büyük umutlarla ve özveriyle başlayan serüven noktalanmış oldu.
1926'daki bu ilk özel radyo girişiminden sonra ülkemizde radyo
devlet eliyle kuruldu daha sonra çeşitli yerel radyolar TRT
çatısı altında toplandı.
1990 lara
geldiğimizde ise bir oldu bitti şeklinde düşünen ve sayıları
1000 civarında olan bir çok özel radyo kuruldu. Fm
kanallarından yayın yapan bu özel radyolar birbirinde farklı
çoğu zamanda birbirlerini engeller şekilde üst üste çekişir
şekilde yayın yapılması yüzünden pratikte bir kabus
yaşanıyordu. Büyük güçlerle kurulan ve devlet eliyle
kapatılmaya zorlanan ilk radyo girişiminden sayıları 2000 leri
bulan irili ufaklı pek çok radyoya uzanan bir maraton, radyonun
tarihçesi.