Aktif Konular Üye Listesi Takvim Arama |
| ŞİİR | |
| |
|
| << Önceki Sayfa 5 |
| Yazar | Mesaj |
|
Yusuf
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 06-Temmuz-2005 Konum: Hollanda Gönderilenler: 132
|
![]() Gönderim Zamanı: 23-Ocak-2008 Saat 13:50 |
|
Sozlerinizi sekerle balla keseyim istedim: Yalinca!
YALINCA Ciciler biciler giyindim onca, Saçımı taradım sağa bir de sola, Sürmeledim gözlerimi uctan uca, Gülümsedim aynaya son kez bakınca; İnsanım...insanım...insanım yalınca. İvmeledim, aktım su bulanınca, çalkaladım marulu karârınca, daralınca kalbim, açtım havalandırdım. İliştim sofraya, kırdım üleştirdim; İnsanım, şükrettim yalınca. Bardaktan ‘çın’ sesi gelir karıştırınca, şeker, kaymak olur insan barışınca. Sendeledim, duraladım kaş çatınca, gülümseyince serpildim ve çoğaldım. İnsanım…insansın…insanız yalınca. Yusuf Batum |
|
|
Veni Vidi Non Vici
|
|
|
|
|
full_asi
Normal Üye
Kayıt Tarihi: 22-Nisan-2007 Konum: Rize Gönderilenler: 64
|
![]() Gönderim Zamanı: 24-Ocak-2008 Saat 23:29 |
|
Eleştirim şu idi: ''şiir yazdığını düşünmek kötü şey olsa gerek'' sadece bu kadar bilmiyorum belkide biraz ağır olmuştur... Size küfür etmedim kişiliğinize, kültürünüze statünüze saldırmadım... Sadece yazdığınız şiir türünün devri bittii dedim....
Sizin yerinizde olsaydım nasıl bir karşılık verirdim? sizcee öyle olabilir ama bana göre bitmedi...(veya dozunu aşan bir eleştiri yaptınız sizi ilgilendirmez derdim) O zaman bende sizden özür dilerdim ve şuan ısrarla devam ettirdiğiniz mahalle ağzıyla konuşmazdınız.....
Siz ne yaptınız? kendinizce hiciv dolu kafiyeli komik şiircikler... birsürü hakarettt... nedenn bu kadar zorunuza gittii de anlamadımm... Şiir konusunda kendinize bu kadar güveniyosaydınız cevap vermeseydiniz.. Benn zaten işimi en ii şekilde yapıyorum o bu eleştiri getirse ne olur deseydeniz....
Hı unutmadan öğretmen olduğumu falan daa söylemedim ben nerden çıkardıysanız... Şir yazmayı bir ara bi kenara bırakıp iiyi bir gözlükle okuma yazma etüdleri yapmanızı tavsiye ederim... Ne kadar komik duruma düştüğünüzü benim yazdıklarımı ve kendinizin yazdıklarını okuyunca daha iii anlayacaksınız...
2: Ben size sadece şiirleriniz hakıında eleştiri getirdimmm.. Siz beni tanımadan bilmeden kafanızda birşeyler kurup hakaretler yağdırdınız aklınızca... Bu kadar küçüldüğünüz için size hakaret etmiycemm...
Hem ne yapmışım da kirletmişim burayı.. Eleştirdim diyemii? Komik olmayın ya... Buda bu konu hakınndaki son yorumum olsun Düzenleyen full_asi - 24-Ocak-2008 Saat 23:32 |
|
|
Savaşı kimler ilan ediyorsaa gitsinler kendileri savaşsınlar...
|
|
|
|
|
Pazariskimi
Yeni Kullanıcı
Kayıt Tarihi: 21-Ocak-2008 Gönderilenler: 4
|
![]() Gönderim Zamanı: 26-Ocak-2008 Saat 02:09 |
|
ifade şeklin aynen böyle dikkatlı oku yazdığını... ''Şiir yazdığını düşünmekk çokkk kötü bir duyguu oolsaa gerekk... çoook kitap okuman lazım çoook ...ne demek bunlar güzel kardeşim...
benim okuduğum kitapların sayısı kadar belkide sen kitap görmemişindir... bırak okumayı... güzel kardeşim daha yaşın genç okumadan polemiklere girme... çokkk oku çokkk...
neyse uzatmayacam, eleştirebilirsin ama ifade şeklinle değil, yaptığın işe eleştiri dersen yanılırsın ve yanıtını aynı hiddetiyle alırsın...çünkü yaptığın iş eleştiri değil...ben şiir sayfasını bu gibi polemikler oluşturup kirletme diye söyledim...gerek varmıydı bu şiir sayfasında bu gibi polemiklere düşürmeye...
kendine iyi bak ve esen kal...
Celkal FAFANOĞLU
YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR...
|
|
|
elini tuttum yüreği gibi soğuktu
|
|
|
|
|
pazarlii
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006 Konum: İstanbul Gönderilenler: 1955
|
![]() Gönderim Zamanı: 28-Mayıs-2008 Saat 01:17 |
|
?????? Düzenleyen pazarlii - 24-Haziran-2008 Saat 02:43 |
|
|
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
|
|
|
|
|
pazarlii
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006 Konum: İstanbul Gönderilenler: 1955
|
![]() Gönderim Zamanı: 16-Haziran-2008 Saat 02:12 |
|
????????????? Düzenleyen pazarlii - 24-Haziran-2008 Saat 02:43 |
|
|
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
|
|
|
|
|
pazarlii
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006 Konum: İstanbul Gönderilenler: 1955
|
![]() Gönderim Zamanı: 19-Haziran-2008 Saat 12:53 |
|
??????
Düzenleyen pazarlii - 24-Haziran-2008 Saat 02:42 |
|
|
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
|
|
|
|
|
pazarlii
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006 Konum: İstanbul Gönderilenler: 1955
|
![]() Gönderim Zamanı: 15-Temmuz-2008 Saat 03:12 |
|
??
Düzenleyen pazarlii - 19-Temmuz-2008 Saat 00:49 |
|
|
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
|
|
|
|
|
pazarlii
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006 Konum: İstanbul Gönderilenler: 1955
|
![]() Gönderim Zamanı: 12-Mayıs-2010 Saat 18:09 |
|
O zat derki ; - ''yaşıyosunuz, çünkü nefes alıyosunuz''. - ''Evet çok haklı'' ; ben nefes alıyorum ama yaşadığımı göremiyorum, bunu ''O'' zata soruyorum. - ''Sendeki yaşam standardı sana göremi!.. yoksa bana göremi'' ? ya sen kardeşim ne diyosun!..
|
|
|
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
|
|
|
|
|
pazarlii
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006 Konum: İstanbul Gönderilenler: 1955
|
![]() Gönderim Zamanı: 12-Mayıs-2010 Saat 18:55 |
|
memleket hali... Bin dokuz yüz on sekiz, memleket çıkmaz sokak. Her karış toprağına, varmış düşman, halk helak. Yöneten zevk-ü sefa, vatan millet perişan. Dertlere derman olmaz, olunca kendi yalak. Padişah'ın kanadı , kırıldı oldu korkak. Saltanat gider diye, düştüğü hale bir bak! Sokaklar düşman il'i, İstanbul esarette. Manda karşıtlarına, verirsin hala yanak. İzmir'in sokakları, sendendir döktüğü kan. Serseri bir kurşunla, Kubilay verdi bir can. Sen düşmanla bir olup, dökersen kardeş kanı, Zamanı geldiğinde, hesap soracak bu can. Bandırma vapuruyla, Karadeniz bir umut. Yeni bir güneş doğdu, serv'i sen artık unut! Derken battı batacak, on dokuz mayıs'ında, Daralan topraklara, olur Mustafa umut. Pusulu havalara, gömülmüşken yurdumda. Lazi, Çerkezi Kürdü, tek yürek vatanında. Mal derdinde çakala, sözleri Mustafa'nın, İbret-i alem olur, duruşu vatanında. Savaş anında bile, nedir bu zıt adımlar. Memleket toprağında, uçuşur hep kavuklar. Düşman durmaz uyumaz, alır ya binlerce can. Mustafa Kemal ile, geldik gidin mahluklar. Ankara'da bir meclis, sana inat kurulur. Baht-i kara millete, çıkar tek yol sunulur. Bin dokuz yüz yirmi, yirmi üç nisanında, Senin saltanat devrin, o mecliste gömülür. İsmet Bey İnönü de, kör talihi yeniyor... Gelen yeni haberler, millet'e güç veriyor. Ağustos'un otuzu, son darbe Mustafa'dan. Cefakar kuvvayıcı, bayram edip coşuyor. Misak-i Milli ile hudutumuz çizilir. Emperyalist güçlere, büyük bir ders verilir. ''Yurtta sulh, Cihanda Sulh'' hedefimiz diyerek, Yirmi dokuz ekim de Kemal'e söz verilir. Devletin ilkeleri yasalarla çizilir. Osmanlının izleri birer birer silinir. Batılılaşmak hedef, unutmadan aslını. Türkiye bir mozaik, bundan çok ders alınır. Dokuz yuz otuz sekiz, vatan boynunu bükmüş. Mustafa Kemal ölmüş, millet yasa boğulmuş. Dünya'nın vampirleri, taziyeler sunarken, İçimizdeki yobaz, düğüm dernekler kurmuş. Bin dokuz yuz kırk beşte, dünya da savaş kopar. Çıkarlar savaşında, herkes bir taraf arar. Kıtlık sıkıntı derken, vatan korunur harp'ten, Vatanın yobazları, bunda da bir iş arar. Kaza kurşunu ile, millet baktın savaşta. Yiyecek unun yoksa, ne edersin? sen harp'ta! Zor günlerde aç kalıp, çaresiz kalma diye, Düşünüp stok yapılır, yemen için savaşta. Savaş sonrası bile, içimizdeki düşman, Yüklenir Halk Parti'ye, derdin nedir be adam! Dünya da varsa savaş, vardır elbet bir bedel. Neden çürümüş buğday, anlamadın mı madam! Demokrat partı ile, inerler sokaklara, Bol keseden atarlar, uyuyup yatanlara. Dendi Halka Parti'sinden geldi kıtlık sıkıntı. Uykudasın milletim, sözümse kananlara. Yalanlarla siyaset, kandırmaca bilmece... Demokrat Parti ile, milleti hep düzmece... Vatan sevgisi biter, dönünce muhur sağa, Seçim sonrası bolluk, kalır bizde yemece... Demokrat Parti ile, herşey toz pembe gelir. Var olmayan paralar, kimden! nereden gelir? Misak-i Milli'ye ye, çökünce kara bulut, Borç para senedine, bilmem neler yazılır. Geçmişten gelen borca Atatürk sahip çıkar. Bağımsızlık yolunda kalmaz ki başka çıkar. Vatan millet bir olup, kurtulur gebelikten, Ellilerin içinde, gene gebelik azar. Osmanlı'nın yediği, bitmeyen naneleri... Atatürk'le ödenir, Osmanlının borçları... Dokuz yuz ellilere, varıldığın da yoktu, Kucağına oturttu, Menderesin borçları... Zorlu yıllar ardından, yalancı bahar eser. Bitap düşen milletten, sözde bereket geçer. Musluktan akar gibi, dolarlar deste-deste, Borç para yarışında dünya sıradan geçer. Bahar-i yalan esmez, pembe bulutlar söner. Nice kahpe hainin endam'ı güze döner. Siper-i gard düşünce, doğmamış yetim hakkı, Damarına zerk olup, vücudu nüzul eder. Hesaplar ağır-ağır, idamlarla son bulur. Memleket satanına, bu hesap ibret olur. İçimizdeki yangın, sönerken yavaş-yavaş, Yurdumdaki hainler, birer-birer kül olur. Yeni bir anayasa, yeni bir sivil hayat. Hiçbir şey çare değil, memleket gene bayat. Gelir Deniz Gezmiş'le bir endam-i temayüz, Temayül Deniz'lerle vuku bulur bu hayat. Amerika yurdumdan, mekan ister, üs ister. Altıncı filo gelmiş, Karadenizi ister. Direnmek çare olmaz, satılmışsa namusun, Borç senetler cebinde, dayatır toprak ister, Deniz Gezmiş'ler gelmiş, hedefimiz özümüz. Kirli ayak basamaz, vatan bizim türkümüz. Yurt severler sel olmuş, haykırır candan yürek. Bağımsızlık peşkeşte, tek çaredir nutkumuz. Kuvay-i milli'ye den, geliyor hep gücümüz. Bedel olan kanları, alır elbet öcümüz. Bu vatan bizim vatan, yobazlar gene düşman, Def olup gidene dek, siper durur göğsümüz. Taksim'in göbeğinde, yürüdü tek yürekten, Bağımsızlık özgürlük, dile geldi yürekten, Öğrenciler tek adres, devrimci aydınında, Emperyalizme karşı, birlik olur yürekten. Taksim'in meydanları, yüz binleri görünce, Vampir Amerika'ya, göğsümüzü gerince, İt'i, mit'i ajan'i, yapar Taksim hesabı, Meydanlar can pazar'ı, ülkücüler gelince. Yusuf'cuklar, Mahir'ler, Deniz Gezmişler bizden, Yurdunu sevenlere, silah çekenler sizden, Sokaklarda gün be gün, kan dökerler faşistler, Gene hesap sorarsın, yurt sever devrimciden. Bu benim memlekette, suçlular el üstünde, Çalar ansizin düdük, faşist ağaç peşinde, Sokaklarda faşistler, devrimciler hapiste, İntikama koşarlar, üç genç fidan peşinde. Üç genç fidan can verdi, dar ağacı dağladı, Kabuk bağlayan yaram, İsyan olup kanadı. Vatanı satanlarla, aynı kefeye koyup, İntikam idamına, bütün millet ağladı. Verdiğim vergilerle, yaparsan anit mezar. Helal etmem hakkımı, vatanını satanlar. Alnımdan akan terim, haram zıkkımdır sana, Vatanı parçalayıp, namusunu satanlar. Anit mezar yakışır, esas Gezmiş'lerime, Bağımsızlık uğruna, canını verenime, Almadan yetim hakkı, dikmişiz gönlümüze, Kimse haram diyemez, gönlünden verenime, Eylül'ün on ikisi, sene dokuzyuz seksen. Kurşunlar yağmur gibi, dumanlar gökte desen. Kollu kuvvet güçleri, hunar köyün dağında, Her köşe can pazarı, sebiler iki seksen. Sokakta ayak sesi, dumanda pusu kurar. Daha tüyü çıkmamış, gençlerden hesap sorar. Bütün sol aydınları, germişler mengeneye, Düşünceler suç olur, fikirler dam da yatar. Bırakmadılar solda, nefes alacak bir can. Herkes kıyımdan geçti, sol yapıldı, toz duman. Yaparlar solu ocu, suçlu, günah keçisi. Kalmaz memleketimde, karşı çıkacak bir can. Ülkücüsü mafyası, bir de bunun yobazı,36 Kenan Evren'le geldi, memlekete bu yazı. Ruh halini, içini, yaptığı nü resimler, Gardı yere düşünce, anlatır bize bazı. Sol'u imha ederek, sol'u bıraktın hansız. Vatanını koruyan, şimdi tamamen cansız. Senin yüzünden geçti, devrimciler tırpandan. Vatanın bu halinden, suçlusun! suçlu kansız. Memleket çağ atladı, deyipte uyuttular. Bilinmeyen yerlere, hazır kıta durdular. Anladınız mı? bilmem! o zalimin dönemi, O zalim tarih yazdı, o haince vurgunlar... Serbest piyasa deyip, vatan peşkeş çekildi. Bütün yandaşlarına, ne var ne yok verildi. Gelir getiren kurum, olan borca sunulup, Dünya emperyalizmi, memlekete çekildi. Katma değer vergisi, daha neyin vergisi. Yeni yeni dizisi, vergilerin serisi. Bedeni sıka sıka, bel kalmadı kemere, Kanımızı emenler, zalim Özal pençesi. İhracat teşvik ile vurguncular kol gezdi. Naylon faturalara ne rakamlar çizildi. Tek kuruş kalmayınca devletin kasasında, Tek çare millet deyip, vatandaşa yüklendi. Bu yarış başka yarış, pasta çalma yarışı. Evimdeki ekmekten, çalar dişli kayışı. Orta direk bel kırdı, keser bele gelince, Seni sağır ediyor, mal, mülk dolar sevgisi. Vatandaşın aklını sağa-sola hep çektin. Vatan hainlerine sen mecliste yer verdin. Su altında samanla, doldururken cepleri, Radyasonlu çaylarla, milleti heba ettin. Sol'u imha edenler, düşer pasta peşine. Fadime Şahin'leri sokar çanta işine. Erbakan'la yandaşı, faize haram deyip, Çaldıkları doları, atarlar ceplerine. Bir araba bir de ev, verdiler bol kepçeden. Vatandaşım kanarsın, uykudasın temelden.44 Ben söyledim söylerim, zeval olmaz elçiye. Uyanıp dersini ver, Kuvvay-i milliye'den. Cennetin anahtarı, diyor bizde yobazlar. Topraklar parsel-parsel, pay ederler kavuklar. Cahilsin benim halkım, kanarsın nasıl buna? Sana gene kol düştü, bir de sivri kazıklar... Seksenlerin öncesi, sorun olmaz turbanın. Laik bir memlekette, sorun olmadı dinin. Allah ile arana, sokarsın neden kulu? Açık açık desene, nedir senin emelin? Sarılmıştır vatandaş, AK Parti umut diye. Ak'ı karayı bilmem, sen de bozuksun niye? Unuttuk sanma sakın, şeriat özün senin. İcraatından belli, yalan söylersin niye? Soğuk ile sıcağı, anlamadık mı sandın, Attığın nutuklarla, kimlere mesaj attın, Adım adım yaklaştık, yaptığın yasalarla, Bukalemun'a döndün, kabuğu artık atın. Malezya bize emsal, olacak nasıl sandın! Yurt sever devrimciler, yol vermez, kime kandın! Doğu iller virane, başını yorsan biraz. Bi-çare vatandaştan, niçin sen yetki aldın. Vicdan ile Allaha ara bulucu olmaz. Vatandaşın dinine, ayakçı temsil olmaz. Dinin yokki söylersin, otur yerinde azma. İmansız endamına, iman-i vuku bulmaz. Bu dünya hayatımdan, ahiret muradımdan. Dinimden kitabımdan, sana ne imanımdan. Sorgu sualım bana, karışma sözüm sana. Çekil git dergahına, şah damarım atmadan. Karışma yeter artık, dinime imanıma... Giyimden kuşamından, laf atarsın bacıma. Hesabını kendin ver, benim hesabım bana. Kardeş olduk kaynaştık, söz etme yaşamıma. Dinimi alet edip, cephe açma, yaralar... Turbanı simge edip, oyun yapma zaralar... Temel taşı laiklik, sindiremedin hala... Oynatma yerlerinden, seni kökten karalar. Atatürk'ün resmini, yerde sürükleyenler. Sokaklar kara çarşaf, siz değiştik diyenler.. Vatandaşın dinine, yoktur elbet sözümüz, Bu nasıl değişimdir, şeriata gidenler. Yanlışın var hesapta, Aziz Nesin ustadım. Dokuzu altı sanıp, nedense bende kandım. Geç kalmadan ustadım, atmışı doksan yaptın. Doksan dokuz olacak, gene yanlış ustadım. Gafletin uykusundan, uyan da Türk sorsana. Asildi senin kanın, valyoz olup vursana. Kendine gel ey millet, Laz damarım atmadan, Memleketın haline, dönüpte bir baksana. Doğmamış çocuk bile, şu an borcun içinde. Devleti yönetenler, hala oyun içinde. Şeriatçi, hırsızı, bir de bunun mafyası, Uzaktan kumandalı, olurlar sağ içinde. Şu anki halimize, herkes bir sebeb arar, Hazırdır çamurları, sıvayacak yer arar, Tek partili iktidar görmemişken hiç solda, Atarak sol'a çamur, kaçacak zemin arar. Memleket aç ve susuz, nişanlar şatafatta, Sözde müslüman olan, düğün kurar yalı da, Miliyarlarca lira, böyle musruf olurken, Mevladan hiç korkmadan, hala durur karşımda. Herkes hakkına sahip, çıkarsa çıkar düze, Mayışmış bedeninle, kalkıp gör desen göze. Bu benim kaderimdir, dersen yine inanıp, Hak edersin sen kazık, söz etme benim söze... ‘’O’’ zatın adını, nerde kaldı mabedini… Elleme, yazıktır,toprağa vermiş bedeni.. Memleket namusu, satmışsanki namusuna Elleme yarama zat , emerim bil kanını… Celal'dı benim adım, söyler memleket hali. Oldu adım celali, buda şimdiki hali. Oğlum sana söyledim, madam sen de duysana. Kendini bilmeyene, anlattım bir kaç hali. |
|
|
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
|
|
|
|
|
pazarlii
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006 Konum: İstanbul Gönderilenler: 1955
|
![]() Gönderim Zamanı: 12-Mayıs-2010 Saat 19:14 |
|
??? Düzenleyen pazarlii - 13-Mayıs-2010 Saat 11:36 |
|
|
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
|
|
|
|
|
pazarlii
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006 Konum: İstanbul Gönderilenler: 1955
|
![]() Gönderim Zamanı: 12-Mayıs-2010 Saat 19:21 |
|
Savaşa ben hep devam dedim, ben hep eleştirildim, buyrun buda T.E. hali....
SAVAŞA YA DEVAM YADA DEVAM, MEMLEKET GİTMEDEN ELDEN...
Düzenleyen pazarlii - 13-Mayıs-2010 Saat 11:39 |
|
|
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
|
|
|
|
| << Önceki Sayfa 5 |
|
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |
|