Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş

 

ŞİİR
 Karadeniz UMUT RADYO : KÜLTÜR - SANAT - EDEBİYAT- YAŞAM : ŞİİR
Mesaj icon Konu: şiir Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Sayfa   5 Sonraki >>
Yazar Mesaj
pazarliii
Misafir
Misafir

Alıntı pazarliii Cevaplabullet Konu: şiir
    Gönderim Zamanı: 27-Kasım-2005 Saat 17:12
      Siz sevgili umut radyonun değerli dostları... burada bizlere ait olan şiirlerimizi yazarsak ve şiir sever dostlarımızla paylaşırsak daha güzel olacağına inanmaktayım. Bu vesileyle sizlerden şiirlerinizi beklemekteyim. Şimdiden hepinize teşekkür ediyorum...
 
ZALİM...
 
Nefes nefese, dudak dudağa,

ne yeminler ederdik, aşina gecelerde...

el ele,

göz göze,

nefes nefese,

diz dize gelirken bir yıldız kayardıya...

kayardıya bir yıldız, gönülden gönül bağa,

tenim teninde buluşur, dalardık gecelere...

ama,

ama şimdi,

ama şimdi, nerde gece,

nerde yıldız,

nerde ay,

nerde mehtap,

neden boşta durur bilmem elim,

gecede kayboldum,

karanlık sarhoş gecelerde,

bilmem bilinmez bi yerlerdeyim.

Sen,

ama sen,

ama sen yoksunya,

yoksunya gecelerde,

şimdi ben,

şimdi ben zindanlardayım.

Ben,

ben soldum,

ben boynu bükük, perişan,

ben boynu bükük, duman,

duman, yüreği harap,

gönlümde yara,

ben,

ben yandım,

ben yandım ateşinle,

ateşinle kaç kez yandığımı biliyormusun?

Ben,

ben öldüm,

ben öldümde, ölürkende,

ölürkende vurduğunu biliyormusun?

Bilemezsin,

bilemezsin elim sende,

gözüm sende,

gönlüm sende,

gönlüm sendeyken sen,

ya sen,

ya sen nerde,

ya sen kimle,

aklın,

ya aklın,

ya aklın nerde, nerelerde...

be zalim,

be vicdansız,

be arlanmaz zalim,

yaktın,

yıktın,

vurdun,

öldürdün,

öldürdünya, biçare koydun.

Günlerim harap,

günlerim talan,

günlerim ziyan,

bu can perişan,

bu can tabutta,

bu can helak,

bu can celal, 

ama,

ama ben,

ama ben genede, diyemiyorum.

Allahımdan bul diyemiyorum...

Celal FAFANOĞLU; 2005

 

 YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR...

 

                          



Düzenleyen pazarlii - 21-Eylül-2006 Saat 15:48
IP
pazarliii
Misafir
Misafir

Alıntı pazarliii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 29-Kasım-2005 Saat 16:09

 

 ANLAYAMADIM

Ayağı yalın, diken üstünde,

yırtık bir pantolon vede bir gömlek...

çamurlu ve asker tipi sırtında parke,

benim dağımın, dağımın doruğunda...

saç sakal desen, hoş ya toprak rengi,

kendisi desen, genç yaşta atmış,

atmış ya ben, ben, anlayamadım...

 

Elimde file, içinde zeytin ekmek,

gökyüzü gürlüyor, hiddetiyle yağmur...

nöbette ve boğazda amca oğlu,

bense, bense dağımın doruğunda...

yaş desen daha onbeş,

gözümüz duman, bıyıklarda ter...

aniden çıkardı karşıma, o korkulu gözler,

neler, neler söylerdi ya,

söylerdi ya, ben, ben, anlayamadım...

 

Ağzı hep kokardı,

soğan ekmek ya, gerisi açlık... 

aynı taşın üstünde ve yine tek sigara...

başlardıya derinden ta derinden çekmeye...

çekerken, ne çeker, ne düşünür...

eller havada güneşe, güneşe doğru,

güneşe doğru ya ben, ben anlayamadım.

 

Ya, ya eller, küçücük körpe eller,

toprak kokulu, dağ kokulu eller,

durmazdı bir yerde, sanki bir çağlayan,

ve o yaşta dağ gibi dev yürek...

hep eli belde gözü yolda,

sanki, sanki ölümü bekler gibi,

bekler gibi ya ben, ben anlayamadım...

 

Sene seksen, aylardan eylül,

dağımın tepesinde çiçekler solmuş.

Kelebekler yok olmuş, kırlangıçlar göçmüş,

dağımın kokusu yok, neşesi yok.

Sanki, sanki, kara haber bekler gibi...

aylardan eylül, günlerden onbir,

onbir eylül ya birşeyler söyler gibi,

söyler gibi ya ben, ben anlayamadım.

 

Sabahın daha beşi, eylülün onikisi,

patlayan silah değil, patlayan umut...

umudum ağlıyor, dağım koptu, geliyor,

körpelerim can veriyor,dayanırmı bu yürek,

körpelerim kan veriyor, ah ulan ahh...

koptu yüreğim, bedenimden çıktı bir can.

Hava bile karardı, çöktü bulut, güneş bile ağlıyor,

güneş ya güneş, ben, ben anlayamadımOuch.

Celal FAFANOĞLU ; 1986

huzur içinde yat dostum

 
 
YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR
 


Düzenleyen pazarlii - 23-Eylül-2006 Saat 14:50
IP
pazarliii
Misafir
Misafir

Alıntı pazarliii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 30-Kasım-2005 Saat 11:51

   

ANNE

 

İçim doldu, yoruldum, çok yoruldum.

Herşey üst üste, üstüme geldi anne.

Bir çocuk, birde ben, ya umudum...

Bittim, tükendim, kahroldum anne.

 

Attılar, attılar beni sokağa, ekmek yok, su yok.

istanbul'un, acımasız, kahpe pençesine anne.

Gücüm tükendi, elde yok, avuçta yok.

Savurdular beni, ateşin içine attılar anne.

 

Sabah güneşi bile görmem, göremem.

Atarım, atarım sokağa ,sokağa anne.

İş arar, aş arar, karşıma çıksan seni görmem.

Dalarım , dalarım sokağa, sokağa anne.  

 

Sokakta bir ben, birde gölgem, başka hiç kimse yok.

Gün kararır, akşam olur, umudum kaybolur olur anne.

Anlıyormusun, iş yok, umut, yok, hiçkimse yok.

Ömrüm geçti, eridim, sende yoksun anne.

 

Saçım aklandı, ama nedense içim karardı.

Yaşımmı geçti yoksa, ecelimmi geldi anne.

Dermanım hiç kalmadı, gönlüm daraldı.

Biliyorum, biliyorum, ecelim geldi anne. 

 

Hergün içer oldum, beter olayım diye.

Ama gel gör ki beterin beteri oldum anne.

Bekledim durdum, belki gelir gözüm diye.

Gözümden yaş geldi, yaşımı içtim anne...Ouch

Celal FAFANOĞLU; 2002

 
 
YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR 


Düzenleyen pazarlii - 23-Eylül-2006 Saat 14:51
IP
zar_u_zec
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı
Simge

Kayıt Tarihi: 02-Aralık-2005
Gönderilenler: 9

Alıntı zar_u_zec Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 05-Aralık-2005 Saat 13:40
 
 
Zilan

 
 
Bu kara yazgıdır Zilan;
Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin
Sensiz de olmak kara yazgıdır kurban...
Bilisen
Kaç gece kaç gündüz adın sayıklamışam
İçimden atamamışam
Küçelerde yolun gözlemişem
El etmişem, işmar etmişem
Sen gülmüş geçmişsen Zilan...
Ne zaman büyümüşsen farketmemişem
Ne zaman ellerin büyümüş
Ne zaman gözlerin büyümüş
Ne zaman börünmüşsen kara çarşafa
Bir gözlerin görmüşem ceylan kimin
Vurulmuşam.
Sen gülmüş geçmişsen Zilan...
Daracık köçelere sığmamış sevdam
Seni Halilrahman'a sormuşam Anzılha'da
Urfa kalasında Nemrut köşküne adın kazımışam
Sen gülmüş geçmişsen Zilan...

Şimdi gelin olisen telli duvaklı
Yine gülü misen biye?
Kara Şar'dan gelen deli oğlan deyi misen?
Sevdanı içime gömdüm bilesen
Bu kentin hampara taşlarına sır sakladım.
Üç kuruşluk başlık parasına değer miydi Zilan...
Bilirem dahlin yoktur bu işte.
Töreler böyle demiş
Yazgılar böyle çizmiş.
Kim karşı gelmiş ki sende gelesen.
Atalar boynumuz kıldan incedir demiş...

Her şafak seninle sökerdi Zilan.
Sıcak yaz geceleri seninle eserdi.
Ben siye şiirler okurdum.
Sen biye Urfa türkülerini...
Yediveren gülleri kimin açılırdın baharla
Karakoyun deresinden çiçekler getirirdin.
Önceleri inanmamıştım sevdigine.
Anladım zamanla.
Seni yitirmek kor kimin yaktı yüreğimi;
Acımı anla...

Kar ender yağardı Urfa'ya
Sevdamız yağan kar kimin aktı.
Hatırlı misen bir de tutkumuz
Yağmurda 'çömçe gelin' oynamaktı...
Şimdi sen mi gelin olisen Zilan?
Sevgin bir yanda Töreler diger yanda
Duydum ki 'KUMA' olimişsen
Akar suda saman çöpü gibi çaresiz
Ve de köle kimin İtaatkar, sessiz
Gidisen
Oldu mu ya?...
Kaçıncı asrını yaşamakta Harran'da toprak?

Bu kenti terkediyem Zilan.
Anzılha'da kutsal balıklar şahidim olsun ki
Bu kenti terkediyem...
Yasak mayın tarlalarını
Kaçakta kol verenleri
Can verenleri terkediyem...
Efsunlu akrepleri, çıyanları
Urfa kalasında kenetlenen
Efsane şahmaranı
Kümbetlerde barınan sahipsiz insanları, terkediyem.
Körpecik bedenine uzanan hoyrat elleri itmediğin için
Yıllardır söylenen ninniyi yazgı bellediğin için
Bu kenti terkediyem...
Bu sana son satırlarım Zilan...
Biliyem unutacaksan beni.
'Unutmam' deme biye
Davullar uranda unutmalısan.
Yoksa nasıl yaşayabilir
İnsan...

Hani nar ağaçları çiçek açardı ya
Hani Urfa divanı çalınırdı sıra gecelerinde.
İşte ben
Her çiçek açanda nar ağaçları
Ve söylenende Urfa türküleri
Seni ve gülüşünü hatırlayacağam...
Bundan böyle cigaramda dumansın
Kaçak tütünden sarılmış...
Her içime çekişte ağun yakacak beni.
Kendini düşünmedin
Beni düşünmedin
Sevdanı düşünmedin
Çocuklarını düşün.
Seni tutsak
Beni esrik eden töreler
Çocuklarını da yakacak bir gün...

Bu kara yazgı değildir ZİLAN...
Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin
Sensiz olmak da kara yazgı değildir kurban...
Bu çağlar boyu insanları kul eden
Bağnazlıktır.
Ki yıkılacak.
Bilesen ZİLAN
Sen görmesen de
Ben görmesen de
Ceylan gözlü çocukların görecek ZİLAN...

Not: Zilan 1968 yılında yaşanmış bir
Olaydan esinlenerek yazılmıştır. Şive ile okunması gerekir.
Urfa'daki feodal düzenin hala devam ettiğini söylemek şiirin niçin
Eskimediğini yanıtlamaktadır.
 

Celal Ülgen

 
IP
pazarliii
Misafir
Misafir

Alıntı pazarliii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 27-Aralık-2005 Saat 15:25

 

          SEVGİ'YE NOTLAR - 3

          Karşımda duruyorsun, gözlerin yeşil, saçların bahar,

          Her zamanki gibi yine hüzün, ve sevgi sanki bir bebek,

          Dışarda göz yok, ayaz altı, olmuş kulaklar sağır,

          Serap olmuşum serap, kime bilmem, öyle bir uçmuşumki,

          Boğuluyorum sandım, meğer, meğer  bir hayalmış bebek.

 

          Cevapsız kalan bunca soru, bense dertlerimle yine tek,

          Öyle bir gidişki bu, vuran vurana, sende vur da git bebek,

          Beni kim düşünmüş, sende düşünme, sadece çek ve git,

          Bırak, sende benden ne varsa, ne farkın vardıki zaten,

          Arkana bakmadan git, sevgin bende kalmasın bebek.

 

          Dördüncü bahar bile geçti üzerimden, ezip, parçalayarak,

          Hep aynı yazgı beni vuran, ama, ama hep aynı sevgi,

          Başıma karlar yağdı, gecede sevgi, içimde sevgi,

          Duman olmuşum duman, uçmuşum, kadehimde yine sevgi,

          İçermiydim be gülüm, gülün ömrü az olmasa,

          İçermiydim be gözüm, içermiydim bu veletten,

          İçinde, içinde sen, içinde sen olmasan.

          Celel FAFANOĞLU; 27.12.2005

          
         
         
YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR...


Düzenleyen pazarlii - 23-Eylül-2006 Saat 14:52
IP
destina
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11-Mart-2006
Konum: Diğer
Gönderilenler: 179

Alıntı destina Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24-Mart-2006 Saat 20:17
GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

Bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı, kızıl bir meşale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü !
Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
Sıçradık;
şimşekli rüzgarlara bindik!.
Kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
saha kalkan atlarını!
AKIN VAR
GÜNEŞE AKIN!
GÜNEŞİ ZAPTEDECEĞİZ
GÜNEŞİN ZAPTI YAKIN!
Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
gözyaşlarını
boynunda ağır bir
zincir gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!
İşte:
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarca kırmızı yürek yanıyor!
Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!
AKIN VAR
GÜNEŞE AKIN!
GÜNEŞİ ZAPTEDECEĞİZ
GÜNEŞİN ZAPTI YAKIN!
Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neşemiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o
kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!
Ölenler
dövüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
AKIN VAR
GÜNEŞE AKIN!
GÜNEŞİ ZAPTEDECEĞİZ
GÜNEŞİN ZAPTI YAKIN!
Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tutuyor!
Kalın tuğla bacalar
kıvranarak
otuyor!
Haykırdı en önde giden,
emreden!
Bu ses!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
Emret ki ölelim
emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!
AKIN VAR
GÜNEŞE AKIN!
GÜNEŞİ ZAPTEDECEĞİZ
GÜNEŞİN ZAPTI YAKIN!

TOPRAK BAKIR
GÖK BAKIR.
HAYKIR GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜNÜ,
HAY-KIRalım        & nbsp;         & nbsp;    nazım hikmet


               
IP
destina
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11-Mart-2006
Konum: Diğer
Gönderilenler: 179

Alıntı destina Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24-Mart-2006 Saat 20:28
DEĞİŞİK

Başka türlü birşey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava
Nerde gördüklerim,nerde o beklediğim
Rengi başka, tadı başka
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığından uzun
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince
Dalın yüksekliğince rüzgârda
Vardığım çimen yeşilliğince

 

IP
destina
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11-Mart-2006
Konum: Diğer
Gönderilenler: 179

Alıntı destina Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24-Mart-2006 Saat 20:29

ACILARA TUTUNMAK

Kavuşmak özgürlükse
Özgürdük İkimizde
Elleri çığlık çığlık
Yanyana ikidünya

İkimiz iki dağdan
İki hırçın su gibi
Akıp gelmiştik
Buluşmuştuk bir kavşakta
Unutmuştuk ayrılığı
Yok saymıştık özlemeyi
Şarkımıza dalmıştık
Mutluluk mavi çocuk
Oynardı bahçemizde

Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimizde
O yuvasız çalıkuşu
Bense kafeste kanarya

O dolaşmış daldan dala
Savurmuş yüreğini
Ben bölmüşüm yüreğimi
Başkaldıran dizelere

Aramakmış oysa sevmek
Özlemekmiş oysa sevmek
Bulup bulup yitirmekmiş
Düşsel bir oyuncağı

Yalanmış hepsi yalan
Yalanmış hepsi yalan
Sevmek diye birşey vardı
Sevmek diye birşey yokmuş

Acı çektim günlerce
Acı çektim susarak
Şu kısacık konutlukta
Deprem kargaşasında

Yaşadım birkaç bin yıl
Acılara tutunarak
Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimizde

Acılardan arta kalan
işte bu bakışlarımış
Kuğu diye gözlerimde
Gün batımı bulutlarmış

Yalanmış hepsi yalan
Yalanmış hepsi yalan
Savrulup gitmek varmış
Ayrı yörüngelerde

                                         H.HÜSEYİN KORKMAZGİL

IP
destina
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11-Mart-2006
Konum: Diğer
Gönderilenler: 179

Alıntı destina Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24-Mart-2006 Saat 20:32
KÜFRÜM EDEBİMİ AŞTI BU GECE 

Sen benim gözümde bir hiçsin artık, 
Nefretim aşkımı aştı bu gece 
Bugün ki sözlerin söz müydü artık 
Son sözün sabrımı aştı bu gece 

Kolayca bitsin bu diyemedin de 
Salladın savurdun basiretsizce 
Hiç mi ders almadın onca gezdik de 
Yağmurun rahmeti aştı bu gece 

Yürümeyen neydi,ilişkimiz mi? 
Günüm bomboş deyişimiz mi? 
Sensiz yaşayamam çelişkimiz mi? 
Yalanın doğrunu aştı bu gece 

Evlenmek hayali kapımda idi 
Giriş kat evimin boyası yeni 
Mobilyan,takımın, alınmış idi 
Vuslatım tadını aştı bu gece 

Yemedim yedirdim ne varsa sana 
Üç kuruşum olsa verirdim daha 
Memurdum yoksuldum hatırlasana 
Hafızam haddini aştı bu gece 

Ayakların donmuş,üşümüştün de 
Gece yatamamış üzülmüştüm de 
Bir ay oruç tutup yememiştim de 
O çizmen boyunu aştı bu gece 

Yapılan söylenmez, gelmezmiş dile 
Allahtan beklenir kul bilmese de 
Kızgınlığım buna, sebep ise de 
Sabrım miadını aştı bu gece 

Onca gez toz benle,seviyorum de 
Sonra git nişanlan bir de ona de 
Şerefsizlik değil, nedir bu söyle 
Küfrüm edebimi aştı bu gece 

Sana son bir sözüm, nasihatım var 
Aldığım ahlakla bir terbiyem var 
Senin doğuran ana deyip geçmek var 
Saygım adabımı tuttu bu gece 
Gönlümün romanı bitti bu gece 
Hangisine yansam şimdi gün gece 
Ömrümden beş yıl gitti bu gece
IP
destina
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11-Mart-2006
Konum: Diğer
Gönderilenler: 179

Alıntı destina Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 02-Nisan-2006 Saat 12:24

BEYAZ ADAM

BEYAZ ADAM
ÖZGÜRLÜK ADINA
DEVBİR KADIN HEYKELİ DİKTİ
DOĞU DENİZİN KIYISINA
VE HER GECE
ALTINDA DANS ETTİĞİMİZ YILDIZLARI
BAYRAK DİYE TUTSAK ETTİ
BİR BEZ PARÇASINA


BEYAZ ADAM
ÖZGÜRLÜK GİBİ ADALETİDE
BİR KADIN HEYKELİYLE SİMGLEDİ
AMA ELİNDE TERAZİ TUTAN
ZAVALLI KADIN
GÖZLERİ BAĞLI OLDUĞU İÇİN
KENDİSİNE TECAVÜZ EDENİN
KİM OLDUĞUNU
GÖREMEDİ...
sunay akın

c**tA
Gördünüz mü keyfini
generalin
başını sıkarken
yüzünde çıkan
sivil'cenin

sunay akın

IP
destina
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11-Mart-2006
Konum: Diğer
Gönderilenler: 179

Alıntı destina Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 02-Nisan-2006 Saat 12:26
DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU

Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
demeğede dilim varmıyor ama
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
IP
pazarliii
Misafir
Misafir

Alıntı pazarliii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 06-Haziran-2006 Saat 10:03

SEVGİ’YE NOTLAR -1

 

 

Uykusuz, sevgisiz gecelerinde,

Geceye kapılıp, arama beni…

Mazide süzülüp, her gördüğünde,

Umuda kapılıp, arama beni…

 

Işığı görsende ,aldanma, sakın,

Işıklar bir olur, kör eder seni…

Gönlüne bir sevgi, düşsede kaçın,

Ateş olur yakar, yok eder seni…

 

Kimsenin kanına, gireyim deme,

Aldatmak senin, hamurunda var…

Dileğim; Günyüzü, bir dada görme,

Bilirsin, aydınlık, canını yakar…

 

Celal FAFANOĞLU

 
 
YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR...


Düzenleyen pazarlii - 23-Eylül-2006 Saat 14:53
IP
pazarliii
Misafir
Misafir

Alıntı pazarliii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 06-Haziran-2006 Saat 10:23

SEVGİ’YE NOTLAR -2

 

 

Günyüzü görmedim, yüzüm gülmüyor,

Bendeki bu karanlık, senden geliyor.

Zincire vurduğun, ayaklarımdan,

Umarsız dizime, geçit gelmiyor.

 

Gönül bahçemde gül, neden soluyor,

Kana kana suya, muhtaç oluyor.

Bendeki bu yaş, akıp giderken,

Yok olan senelere, merhem olmuyor.

 

Seni sevdiğim, tek suçum olmuş,

Koluna taktığın, bedeli olmuş.

Var olan umudum, kayıp giderken,

Maziye baktım, gözyaşı dolmuş.

 

O ruhun bedenden, birgün gidecek,

Mevlaya varıpta, dile gelecek.

Cehennem  olurken, sende son durak,

Yakacak ateşin, benden gelecek

 

Celal FAFANOĞLU

 
 
YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR...


Düzenleyen pazarlii - 23-Eylül-2006 Saat 14:54
IP
pazarliii
Misafir
Misafir

Alıntı pazarliii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 06-Haziran-2006 Saat 15:33

AL SENİN OLSUN

 

 

Bu dünyada hep ezildik, ezdiler,

Sırtımıza yükleyipte, gezdiler,

Mutluluğu döviz deyip, sevdiler,

Verdin, tek bir ekmek, al senin olsun…

 

Sırtımızdan kemer, düştümü yoldaş,

Sağlama, dönüyor başım, yavaş,

Biz içmedik, sanki diyorlar, ayyaş,

Verdin, bir bardak su, al senin olsun…

 

Emeğimiz, çaldı gitti babalar,

Alın terim, aldı gitti ağalar,

Sılada beklerken, hasrette yanar,

Akan göz yaşım, al senin olsun…

 

Bir umut, bir değer, verdimi bize,

Hakkındır, senindir, dedimi göze,

Yoruldun, dinlendir, dedimi dize,

Kaderim diyorsan, al senin olsun…

 

Celal FAFANOĞLU; 2000 

 
 
YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR...


Düzenleyen pazarlii - 23-Eylül-2006 Saat 14:55
IP
pazarliii
Misafir
Misafir

Alıntı pazarliii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 07-Haziran-2006 Saat 10:47

KİME NE…

 

 

Ayaktayım, diken üstünde, dardayım,

Acılar üst  üste yığın olmuş, zordayım,

Gönlüm kor ateş, gelsin gene yutayım,

Yutar, içimde saklar, beslerim, kime ne…

                      Geceler uykusuz, geceler karanlık,

                      Geceler yorgun, geceler harap,

                      Geceler perişan, geceler viran,

                      Bu gecede ben ölmüşüm, kime ne…

 

Sürgündeyim, bilen yok, celal kalmış ter içinde,

Ne varsa, bir bir uçmuş, ama umut bende, içimde,

Kurşun gelmiş, kahpe kurşun, kalbimin ta üstünde,

Gene gelsin, alır yutar, saklar beslerim, kime ne…

                       Geceler susuz, geceler kelepçe,

                       Geceler aç, geceler işkence,

                       Gecelerde ben, geceler bilmece,

                       Bu gecede ben ölmüşüm, kime ne…

 

Sevgi var yüreğimde, sevgi var bulutlarda,

İçim buruk, hece düğüm olmuş, dudağımda,

Bağrımda yaralar, çaresizlik hep yakamda,

Hap eder yutar, saklar beslerim, kime ne…

                      Geceler ateş, geceler yatak,

                      Geceler taş, geceler yastık,

                      Geceler silah, geceler polis,

                      Bu gecede ben ölmüşüm, kime ne…

 

Gün gelir gündüz, katran, zindan olur bana,

Gün gelir katran, ilaç olur, çare olur bana,

Düşünce akla, bir de yar, zehir zeban  bana,

İlaç eder içer, saklar beslerim, kime ne…

                      Geceler uyku, geceler kabüs,

                      Geceler nefes, geceler yangın,

                      Geceler cehennem, geceler kıyamet,

                      Bu gecede ben ölmüşüm, kime ne…

Celal FAFANOĞLU

 
 
YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR...


Düzenleyen pazarlii - 23-Eylül-2006 Saat 14:56
IP
PaRPaLi_53
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 07-Haziran-2006
Konum: Rize
Gönderilenler: 4

Alıntı PaRPaLi_53 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 07-Haziran-2006 Saat 13:51

 

BEKLEMEK

Gözler önünde işte
Gittikçe arınıyorum kendimden
Her giden güzelleşir
Gidiyorum güzelleşmek için
Unutulsun diye çirkinliklerim
Gelecek birisi güzeldir
Gelince güzel değil
Hele gelmişse çirkin
Yaşam, ölüm gelecek diye güzel
Ey güzeller güzeli beklediğim
Kaç saatim, kaç dakikam ya da saniyem
Artık ne gelmek ne de gitmek
Yaşamın en zor yanı beklemek
Hiçbirimiz beklemedik doğmayı,
Doğduğumuzdan beri beklediğimiz
ÖLMEK

 AZİZ NESİN
IP
destina
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11-Mart-2006
Konum: Diğer
Gönderilenler: 179

Alıntı destina Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 07-Haziran-2006 Saat 15:53
Soyunan toprağın ışıkla dansına yakın
Kendini dinamitleyen yaşam sevinci gibi
Kadınsı bir telaşla ayağı çıplak koşmak
Tetikteki parmak izlerinden düşmek yola
Kuşatılmış kentlerin sokak aralarından
İşgal edilmiş çocukluklar yaşamış gibi
Direniş şarkılarıyla gencecik savaşmak özgürlüğe
Gözlerindeki ışıkla geçmek karanlığı
Sıkılan ilk umutla yürümek geleceğe.
Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili
biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz, acısını
acımız yaptık çünkü.

IP
destina
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11-Mart-2006
Konum: Diğer
Gönderilenler: 179

Alıntı destina Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 07-Haziran-2006 Saat 15:54
Unutturamazlar!
Acılar diridir
Yaşamın her anı
Anımsanışıdır kahpeliğin
Silemezler!
Umutlar diridir
Acının her anı
Kalıntısıdır umudun
Koparamazlar!
Sevgin diridir, ey yoldaş
Emeğin yüceliği
Ellerinin sıcağı
Müjdesidir mutluluğun
Yıkamazlar! Çalamazlar!
Devrim diridir
Kavganın her anı
Habercisidir özgürlüğün
Çalamazlar! Alamazlar!
Yoldaşlığımız diridir
Kendimizi arayışımızın her anı
Çoğaltır direnci
Özgürleştiğimizdir her çelişki
Geriletemezler!
Gelecek, günler
Bizim için, ey insanlık
Doğacak güneş
Her gün yeniden çoğalır gibi.

Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili
biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz, acısını
acımız yaptık çünkü.

IP
pazarliii
Misafir
Misafir

Alıntı pazarliii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 08-Haziran-2006 Saat 11:51

YANGINLARDAYIM…

 

Yine yangınlardayım…

gecenin karanlığı çöktü üstüme,

yine işkence,

yine bir dert başlıyor…

nede sessiz sessiz gelir üstüme,

vede valyoz gibi iner beynime,

uçurum,

ufkun kıyısındayım,

inanamazsın görsen beni…

her gece,

her gece ölümü solumak,

aklımı öyle çekip almışlarki,

halen düşünebilmek,

yaşadığını bilmek,

korkmadımki,

jandarmadan, polisten…hele senden…

korkum ölüm olmasa gerek,

bilmem,

belkide yapamadıklarım…

belkide, evet belkide…

Yine yangınlardayım…

geçmişten bir kesit çöktü üstüme,

hayret, düşünmeye dalmışım,

arkamda insan sesi,

peşimden gelen kurşun,

hangi sokaktayım bilmem,

aklım öyle gitmişki,

bir kapıya dalmışım,

bir anda, sonbahar yaprağı,

düşmüşmü dalından,

iki seksen yerde,

yerde bir insan,

suçu düşünmek,

suçu insan olmak,

korkmamki ben ölümden,

korkmamki senden,

gel gelebilirsen,

gel al beni alabilirsen,

gel, ben hep burada,

ben her gece burada,

buralarda seni bekliyor olacağım,

başımı eğmiyeceğim,

ben dedim, diyeceğimi...

sana, ona herkese…

daha ne diyeyim,

ölümüne geldim işte,

ben yangınlardayım …

ama sen, ama sen anlamıyorsun…

 
Celal FAFANOĞLU; 2006
 
 
YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR...


Düzenleyen pazarlii - 23-Eylül-2006 Saat 14:57
IP
pazarliii
Misafir
Misafir

Alıntı pazarliii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 23-Temmuz-2006 Saat 10:49
          YARE NE DİYECEĞiM....
 
 
Öyle bir illetki bu, çaresiz derde koydu,
Çıktığım hastaneden, elime tapu kondu,
Derdim çoktur bitmiyor, saldı yatağa koydu,
Bilmem, bu hâlim ilen, yâre ne diyeceğim...
 
Yaram vardır çok derin, nefes almaz yüreğim,
Delik deşik kalbimle, ben nere gideceğim,
Hiç gülmedim dünyadan, ne zaman güleceğim,
Bilmem, bu yazım ilen, yare ne diyeceğim...
 
Sevgim sen tek dalımdın, ben nasıl kıracağım,
Senle dolan hayattan, ben nasıl çıkacağım,
Herkes vermiş murattan, ben neyi vereceğim,
Bilmem, bu canım ilen, yare ne diyeceğim...
 
Tabib geldi bi baktı, ciğerin bitti dedi,
Yaramın melhemini, gönlünden at, sil dedi,
Canlı canlı gömüldü, Celal tümden yıkıldı,
Bilmem, bu bahtım ilen, yare ne diyeceğim...
 
Celal FAFANOĞLU; 22/07/2006
 
 
 
YAŞAMAK NEFES ALMAK DEĞİLDİR...
 
 


Düzenleyen pazarlii - 23-Eylül-2006 Saat 14:58
IP
Sayfa   5 Sonraki >>
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,781 Saniyede Yüklendi.