Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş

 

SAVAŞA NEDEN HAYIR
 Karadeniz UMUT RADYO : PROGRAMLARA SENDE KATIL : SAVAŞA NEDEN HAYIR
Mesaj icon Konu: savaşa “hayır” diyoruz peki neden ? Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
<< Önceki Sayfa   3
Yazar Mesaj
destina
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11-Mart-2006
Konum: Diğer
Gönderilenler: 179

Alıntı destina Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 03-Mart-2007 Saat 09:49
Hayır çünkü babam da hayır diyo..
Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili
biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz, acısını
acımız yaptık çünkü.

IP
boran2
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı
Simge

Kayıt Tarihi: 06-Temmuz-2006
Konum: Giresun
Gönderilenler: 1

Alıntı boran2 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 09-Mart-2007 Saat 08:56
üç günlük dünyayı kendi elimizle yaşanmaz hale getirmemeliyiz diye düşünüyorum barış içinde yaşamak varken bu öfke niye? ayrıca ben insanların dünya görüşüne bkıyorum bir çogu savaşa karşı ama  dünyada savaşlar bitmiyor. bunacevap: halk istemiyor ama liderler savaştan yanı diye düşünürsek peki bu liderleri biz seçmiyoruyuz...?
Yaşam Paylaşılıyorsa Güzeldir
IP
şahrud
Normal Üye
Normal Üye


Kayıt Tarihi: 12-Eylül-2006
Konum: Trabzon
Gönderilenler: 98

Alıntı şahrud Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 18-Mayıs-2007 Saat 19:28
Sömürenler insan kanından rant sağladığı sürece ne yazık ki onların kuklaları tarafından ölüme yine milyonlar yollanacak bu sıcak savaş ve ya terör (adını değiştirip başka da söylebiliriz) adı altında süren insan kıyımı devam edecek. bu konuda açıkcası biraz umutsuzum. en basit örnek ortadoğu bakın bir yerde kan akmazsa aynı coğrafyada mutlaka başka bir bölgede kan akıyor ve bu hiç durmuyor... Ama sesimizi duyurmak adına bende sizlere katılıyorum SAVAŞA HAYIR
' oxoşk'va do oropa şeni '
IP
Yusuf
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06-Temmuz-2005
Konum: Hollanda
Gönderilenler: 132

Alıntı Yusuf Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 29-Mayıs-2007 Saat 10:48
Sahrud, sozun bana Nietzsche'nin bir sozunu hatirlatti. Mealen soyle idi: "Kisi, uzerinden beslendigi, nemalandigi dusmaninin olmesini asla istemez..."
Savaslarin nedeni kisileri gucsuz dusurmek, onlari imkansizlik icinde yuzdurmek, zayif dusurmek ve nihayetinde caresiz kalan halki, insanlari kendine muhtac ederek somurmek,kullanmak.
Bunu minyaturize edersek; bir sehrin,mahallenin haracini yiyen kisidir savasa devam etmek isteyen.
Bakiniz, bizler , hepimiz, cocukluk cagimizdan beri rakipler edindiriliyoruz.
Bu aile yapimizda da mevcut. Bir rakibimiz var ve bu rakibi okulda,isyerinde gecmek durumundayiz.
Yani aynaya bile bakamiyoruz. O yuzden zamani gelince kanli rekabetleri de yadsiyamaz hale geliyoruz.
"Savasa Hayir" derken bile savas cikartabiliyoruz.
 
Bence cihansumul bir sivil toplum orgutu kurulmali. Nasil ki ordular bir yeri isgali kalkarken yiginlarla hareket ediyorlar, bu insanlar da yiginlarla bunlarin onune gecebilmeli.
 
Yoksa, olmege devam edecegiz. Lafla olmuyor...
 
Veni Vidi Non Vici
IP
Yusuf
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06-Temmuz-2005
Konum: Hollanda
Gönderilenler: 132

Alıntı Yusuf Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 03-Haziran-2007 Saat 22:55

                            “ Yûsuf Selâhaddin E.’ y e ”

GETSEMANE


beyaz develerin boğazlandığı
çabuk seçilir;
çünkü alacadır ölüşleri…

Getsemane
     Getsemane

bulsam bir bahane
gitsem:
kansız olsun…                    

gölgesi düşmesin diliyorum
‘T’ nin geceye
uyusun gözlerim bu düşte,
varsın yummasın gözünü de ruhum…

Getsemane
     Getsemane

bulsam bir bahane
girsem;
zeytin dalları
portakal çiçekleri
arasından
mukaddes şehre…

ak      
    ma              
          sın           
               hun…   

Yusuf Batum

    

Düzenleyen Yusuf - 03-Haziran-2007 Saat 22:55
Veni Vidi Non Vici
IP
Sosyalist
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı
Simge

Kayıt Tarihi: 20-Eylül-2006
Konum: Rize
Gönderilenler: 23

Alıntı Sosyalist Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04-Haziran-2007 Saat 14:40
Savaşa evet diyorum zalimlerin zulümlerine, sömürüye, emperyalizme, kapitalizme karşı sonuna kadar evet.
Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa...
IP
diyalektik
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı


Kayıt Tarihi: 25-Mart-2007
Konum: Adıyaman
Gönderilenler: 10

Alıntı diyalektik Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24-Haziran-2007 Saat 18:46
sevgili dostlar  kim isterki savaşmayi bu dunyada sanirim insan olarak kimse istemez.ama burad dunya gerçekleri var bir tarafta emperyalist başta abd ve suç ortaklari diğer tarafta ezilen somurulen hor görulen halklar.yani 2çeşit savaş var bir haksiz savaşlar birde hakli savaşlar.haksiz savaşlar hepimizin gördüğü yaşadiği başta abd ve süç ortaklarinin dunya halklarina karşi yapmiş oldüğü savaşlar birde savumaci temelde bu emperyalist ve önlarin süç ortaklarina karşi direnen halklar. işte bu olayi tartişirken bu iki savaşi birbirinden ayirdetmeliyiz.bugün dunyada mazlum uluslarin ve halklarin kendi ulusal anlamda yaşama hakki en tabi haklaridir.elbetteki buradaki despotizmin v.s kendi emekçi ve işçilerinin iç sorunudur.hiç bir şekilde emperyalist devletlere bu hakki kullanmak duşmez. çünkü biz çök iyi biliyoruzki başta abd olmak uzere sozum öna demokrasi insan haklari v.s turunden gevezeliklerinde samimi olamadiklarini yaşadiğimiz önca olaydan biliyoruz.kendilelerine bağli kukla rejimlere afrikada asyada l.amerikada bunu sikça örnekleri doludur.işte filistin orada duruyor. neden israile birsey yapmiyolar.şilide faşist askeri diktatorluğü yillarca desteklemedilermi iranda şah rejimi türkiyede 12eylul v.s bunlar işlerine geldiklerinde ses çikarmaz.
DUNYA BARİŞİ İÇİN KAHROLSUN EMPERYALİZM VE SÜÇ ORTAKLARI!
IP
Yarence
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 19-Eylül-2005
Konum: Rize
Gönderilenler: 555

Alıntı Yarence Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24-Haziran-2007 Saat 22:47

“Savaşa hayır devrimci şiddete evet”

IP
pazarlii
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1955

Alıntı pazarlii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 28-Mayıs-2008 Saat 00:52
Şiddetin her türlüsü savaştır. Çünkü mutlaka her zaman karşısında duran biri yada birileri bulunur...çünki bu şiddetin bir muhattabı vardır. Şavaş; mutlaka topla, tüfekle olacak diye de bir kural koymaz. Öyleyse savaşa devam...

Düzenleyen pazarlii - 28-Mayıs-2008 Saat 00:56
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
IP
Pashashvili
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı
Simge

Kayıt Tarihi: 27-Mayıs-2009
Gönderilenler: 1

Alıntı Pashashvili Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 27-Mayıs-2009 Saat 23:02

Savaşa hayır derken bütün savaşlara hayır değil elbet. Emperyalist çıkar savaşlarına HAYIR!! emperyalizme karşı savaşa EVET! Eğer bu savaş sınıfsız bir toplum içinse daha doğrusu insanca yaşanabilecek bir toplum uğraşı içinse barış için savaşmalıyız.

IP
anarsistkomoxti
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı


Kayıt Tarihi: 03-Temmuz-2009
Konum: İzmir
Gönderilenler: 2

Alıntı anarsistkomoxti Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 07-Temmuz-2009 Saat 19:06

savaşa HAYIR değil de EVET mi desem acaba....Unhappy

IP
ali aykut
Yönetici Grubu
Yönetici Grubu
Simge

Kayıt Tarihi: 08-Nisan-2005
Konum: Rize
Gönderilenler: 102

Alıntı ali aykut Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 08-Temmuz-2009 Saat 18:58
savaş cinayettır de ondan savaşa HAYIR

Düzenleyen ali aykut - 08-Temmuz-2009 Saat 19:08
ali
aykut
IP
pazarlii
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1955

Alıntı pazarlii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 12-Mayıs-2010 Saat 19:48

memleket hali...

 

 

Bin dokuz yüz on sekiz, memleket çıkmaz sokak.

Her karış toprağına, varmış düşman, halk helak.

Yöneten zevk-ü sefa, vatan millet perişan.

Dertlere derman olmaz, olunca kendi yalak.

 

Padişah'ın kanadı , kırıldı oldu korkak.

Saltanat gider diye, düştüğü hale bir bak!

Sokaklar düşman il'i, İstanbul esarette.

Manda karşıtlarına, verirsin hala yanak.

 

İzmir'in sokakları, sendendir döktüğü kan.

Serseri bir kurşunla, Kubilay verdi bir can.

Sen düşmanla bir olup, dökersen kardeş kanı,

Zamanı geldiğinde, hesap soracak bu can.

 

Bandırma vapuruyla, Karadeniz bir umut.

Yeni bir güneş doğdu, serv'i sen artık unut!

Derken battı batacak, on dokuz mayıs'ında,

Daralan topraklara, olur Mustafa umut.

 

Pusulu havalara, gömülmüşken yurdumda.

Lazi, Çerkezi Kürdü, tek yürek vatanında.

Mal derdinde çakala, sözleri Mustafa'nın,

İbret-i alem olur, duruşu vatanında.

 

Savaş anında bile, nedir bu zıt adımlar.

Memleket toprağında, uçuşur hep kavuklar.

Düşman durmaz uyumaz, alır ya binlerce can.

Mustafa Kemal ile, geldik gidin mahluklar.

 

Ankara'da bir meclis, sana inat kurulur.

Baht-i kara millete, çıkar tek yol sunulur.

Bin dokuz yüz yirmi, yirmi üç nisanında,

Senin saltanat devrin, o mecliste gömülür.

 

İsmet Bey İnönü de, kör talihi yeniyor...

Gelen yeni haberler, millet'e güç veriyor.

Ağustos'un otuzu, son darbe Mustafa'dan.

Cefakar kuvvayıcı, bayram edip coşuyor.

 

Misak-i Milli ile hudutumuz çizilir.

Emperyalist güçlere, büyük bir ders verilir.

''Yurtta sulh, Cihanda Sulh'' hedefimiz diyerek,

Yirmi dokuz ekim de Kemal'e söz verilir.

 

Devletin ilkeleri yasalarla çizilir.

Osmanlının izleri birer birer silinir.

Batılılaşmak hedef, unutmadan aslını.

Türkiye bir mozaik, bundan çok ders alınır.

 

Dokuz yuz otuz sekiz, vatan boynunu bükmüş.

Mustafa Kemal ölmüş, millet yasa boğulmuş.

Dünya'nın vampirleri, taziyeler sunarken,

İçimizdeki yobaz, düğüm dernekler kurmuş.

 

Bin dokuz yuz kırk beşte, dünya da savaş kopar.

Çıkarlar savaşında, herkes bir taraf arar.

Kıtlık sıkıntı derken, vatan korunur harp'ten,

Vatanın yobazları, bunda da bir iş arar.

 

Kaza kurşunu ile, millet baktın savaşta.

Yiyecek unun yoksa, ne edersin? sen harp'ta!

Zor günlerde aç kalıp, çaresiz kalma diye,

Düşünüp stok yapılır, yemen için savaşta.

 

Savaş sonrası bile, içimizdeki düşman,

Yüklenir Halk Parti'ye, derdin nedir be adam!

Dünya da varsa savaş, vardır elbet bir bedel.

Neden çürümüş buğday, anlamadın mı madam!

 

Demokrat partı ile, inerler sokaklara,

Bol keseden atarlar, uyuyup yatanlara.

Dendi Halka Parti'sinden geldi kıtlık sıkıntı.

Uykudasın milletim, sözümse kananlara.

 

Yalanlarla siyaset, kandırmaca bilmece...

Demokrat Parti ile, milleti hep düzmece...

Vatan sevgisi biter, dönünce muhur sağa,

Seçim sonrası bolluk, kalır bizde yemece...

 

Demokrat Parti ile, herşey toz pembe gelir.

Var olmayan paralar, kimden! nereden gelir?

Misak-i Milli'ye ye, çökünce kara bulut,

Borç para senedine, bilmem neler yazılır.

 

Geçmişten gelen borca Atatürk sahip çıkar.

Bağımsızlık yolunda kalmaz ki başka çıkar.

Vatan millet bir olup, kurtulur gebelikten,

Ellilerin içinde, gene gebelik azar.

 

Osmanlı'nın yediği, bitmeyen naneleri...

Atatürk'le ödenir, Osmanlının borçları...

Dokuz yuz ellilere, varıldığın da yoktu,

Kucağına oturttu, Menderesin borçları...

 

Zorlu yıllar ardından, yalancı bahar eser.

Bitap düşen milletten, sözde bereket geçer.

Musluktan akar gibi, dolarlar deste-deste,

Borç para yarışında dünya sıradan geçer.

 

Bahar-i yalan esmez, pembe bulutlar söner.

Nice kahpe hainin endam'ı güze döner.

Siper-i gard düşünce, doğmamış yetim hakkı,

Damarına zerk olup, vücudu nüzul eder.

 

Hesaplar ağır-ağır, idamlarla son bulur.

Memleket satanına, bu hesap ibret olur.

İçimizdeki yangın, sönerken yavaş-yavaş,

Yurdumdaki hainler, birer-birer kül olur.

 

Yeni bir anayasa, yeni bir sivil hayat.

Hiçbir şey çare değil, memleket gene bayat.

Gelir Deniz Gezmiş'le bir endam-i temayüz,

Temayül Deniz'lerle vuku bulur bu hayat.

 

Amerika yurdumdan, mekan ister, üs ister.

Altıncı filo gelmiş, Karadenizi ister.

Direnmek çare olmaz, satılmışsa namusun,

Borç senetler cebinde, dayatır toprak ister,

 

Deniz Gezmiş'ler gelmiş, hedefimiz özümüz.

Kirli ayak basamaz, vatan bizim türkümüz.

Yurt severler sel olmuş, haykırır candan yürek.

Bağımsızlık peşkeşte, tek çaredir nutkumuz.

 

Kuvay-i milli'ye den, geliyor hep gücümüz.

Bedel olan kanları, alır elbet öcümüz.

Bu vatan bizim vatan, yobazlar gene düşman,

Def olup gidene dek, siper durur göğsümüz.

 

Taksim'in göbeğinde, yürüdü tek yürekten,

Bağımsızlık özgürlük, dile geldi yürekten,

Öğrenciler tek adres, devrimci aydınında,

Emperyalizme karşı, birlik olur yürekten.

 

Taksim'in meydanları, yüz binleri görünce,

Vampir Amerika'ya, göğsümüzü gerince,

İt'i, mit'i ajan'i, yapar Taksim hesabı,

Meydanlar can pazar'ı, ülkücüler gelince.

 

Yusuf'cuklar, Mahir'ler, Deniz Gezmişler bizden,

Yurdunu sevenlere, silah çekenler sizden,

Sokaklarda gün be gün, kan dökerler faşistler,

Gene hesap sorarsın, yurt sever devrimciden.

 

Bu benim memlekette, suçlular el üstünde,

Çalar ansizin düdük, faşist ağaç peşinde,

Sokaklarda faşistler, devrimciler hapiste,

İntikama koşarlar, üç genç fidan peşinde.

 

Üç genç fidan can verdi, dar ağacı dağladı,

Kabuk bağlayan yaram, İsyan olup kanadı.

Vatanı satanlarla, aynı kefeye koyup,

İntikam idamına, bütün millet ağladı.

 

Verdiğim vergilerle, yaparsan anit mezar.

Helal etmem hakkımı, vatanını satanlar.

Alnımdan akan terim, haram zıkkımdır sana,

Vatanı parçalayıp, namusunu satanlar.

 

Anit mezar yakışır, esas Gezmiş'lerime,

Bağımsızlık uğruna, canını verenime,

Almadan yetim hakkı, dikmişiz gönlümüze,

Kimse haram diyemez, gönlünden verenime,

 

Eylül'ün on ikisi, sene dokuzyuz seksen.

Kurşunlar yağmur gibi, dumanlar gökte desen.

Kollu kuvvet güçleri, hunar köyün  dağında,

Her köşe can pazarı, sebiler iki seksen.

 

Sokakta ayak sesi, dumanda pusu kurar.

Daha tüyü çıkmamış, gençlerden hesap sorar.

Bütün sol aydınları, germişler mengeneye,

Düşünceler suç olur, fikirler dam da yatar.

 

Bırakmadılar solda, nefes alacak bir can.

Herkes kıyımdan geçti, sol yapıldı, toz duman.

Yaparlar solu ocu, suçlu, günah keçisi.

Kalmaz memleketimde, karşı çıkacak bir can.

 

Ülkücüsü mafyası, bir de bunun yobazı,36

Kenan Evren'le geldi, memlekete bu yazı.

Ruh halini, içini, yaptığı nü resimler,

Gardı yere düşünce, anlatır bize bazı.

 

Sol'u imha ederek, sol'u bıraktın hansız.

Vatanını koruyan, şimdi tamamen cansız.

Senin yüzünden geçti, devrimciler tırpandan.

Vatanın bu halinden, suçlusun! suçlu kansız.

 

Memleket çağ atladı, deyipte uyuttular.

Bilinmeyen yerlere, hazır kıta durdular.

Anladınız mı? bilmem! o zalimin dönemi,

O zalim tarih yazdı, o haince vurgunlar...

 

Serbest piyasa deyip, vatan peşkeş çekildi.

Bütün yandaşlarına, ne var ne yok verildi.

Gelir getiren kurum, olan borca sunulup,

Dünya emperyalizmi, memlekete çekildi.

 

Katma değer vergisi, daha neyin vergisi.

Yeni yeni dizisi, vergilerin serisi.

Bedeni sıka sıka, bel kalmadı kemere,

Kanımızı emenler, zalim Özal pençesi.

 

İhracat teşvik ile vurguncular kol gezdi.

Naylon faturalara ne rakamlar çizildi.

Tek kuruş kalmayınca devletin kasasında,

Tek çare millet deyip, vatandaşa yüklendi.

 

Bu yarış başka yarış, pasta çalma yarışı.

Evimdeki ekmekten, çalar dişli kayışı.

Orta direk bel kırdı, keser bele gelince,

Seni sağır ediyor, mal, mülk dolar sevgisi.

 

Vatandaşın aklını sağa-sola hep çektin.

Vatan hainlerine sen mecliste yer verdin.

Su altında samanla, doldururken cepleri,

Radyasonlu çaylarla, milleti heba ettin.

 

Sol'u imha edenler, düşer pasta peşine.

Fadime Şahin'leri sokar çanta işine.

Erbakan'la yandaşı, faize haram deyip,

Çaldıkları doları, atarlar ceplerine.

 

Bir araba bir de ev, verdiler bol kepçeden.

Vatandaşım kanarsın, uykudasın temelden.44

Ben söyledim söylerim, zeval olmaz elçiye.

Uyanıp dersini ver, Kuvvay-i milliye'den.

 

Cennetin anahtarı, diyor bizde yobazlar.

Topraklar parsel-parsel, pay ederler kavuklar.

Cahilsin benim halkım, kanarsın nasıl buna?

Sana gene kol düştü, bir de sivri kazıklar...

 

Seksenlerin öncesi, sorun olmaz turbanın.

Laik bir memlekette, sorun olmadı dinin.

Allah ile arana, sokarsın neden kulu?

Açık açık desene, nedir senin emelin?

 

Sarılmıştır vatandaş, AK Parti umut diye.

Ak'ı karayı bilmem, sen de bozuksun niye?

Unuttuk sanma sakın, şeriat özün senin.

İcraatından belli, yalan söylersin niye?

 

Soğuk ile sıcağı, anlamadık mı sandın,

Attığın nutuklarla, kimlere mesaj attın,

Adım adım yaklaştık, yaptığın yasalarla,

Bukalemun'a döndün, kabuğu artık atın.

 

Malezya bize emsal, olacak nasıl sandın!

Yurt sever devrimciler, yol vermez, kime kandın!

Doğu iller virane, başını yorsan biraz.

Bi-çare vatandaştan, niçin sen yetki aldın.

 

Vicdan ile Allaha ara bulucu olmaz.

Vatandaşın dinine, ayakçı temsil olmaz.

Dinin yokki söylersin, otur yerinde azma.

İmansız endamına, iman-i vuku bulmaz.

 

Bu dünya hayatımdan, ahiret muradımdan.

Dinimden kitabımdan, sana ne imanımdan.

Sorgu sualım bana, karışma sözüm sana.

Çekil git dergahına, şah damarım atmadan.

 

Karışma yeter artık, dinime imanıma...

Giyimden kuşamından, laf atarsın bacıma.

Hesabını kendin ver, benim hesabım bana.

Kardeş olduk kaynaştık, söz etme yaşamıma.

 

Dinimi alet edip, cephe açma, yaralar...

Turbanı simge edip, oyun yapma zaralar...

Temel taşı laiklik, sindiremedin hala...

Oynatma yerlerinden, seni kökten karalar.

 

Atatürk'ün resmini, yerde sürükleyenler.

Sokaklar kara çarşaf, siz değiştik diyenler..

Vatandaşın dinine, yoktur elbet sözümüz,

Bu nasıl değişimdir, şeriata gidenler.

 

Yanlışın var hesapta, Aziz Nesin ustadım.

Dokuzu altı sanıp, nedense bende kandım.

Geç kalmadan ustadım, atmışı doksan yaptın.

Doksan dokuz olacak, gene yanlış ustadım.

 

Gafletin uykusundan, uyan da Türk sorsana.

Asildi senin kanın, valyoz olup vursana.

Kendine gel ey millet, Laz damarım atmadan,

Memleketın haline, dönüpte bir baksana.

 

Doğmamış çocuk bile, şu an borcun içinde.

Devleti yönetenler, hala oyun içinde.

Şeriatçi, hırsızı, bir de bunun mafyası,

Uzaktan kumandalı, olurlar sağ içinde.

 

Şu anki halimize, herkes bir sebeb arar,

Hazırdır çamurları, sıvayacak yer arar,

Tek partili iktidar görmemişken hiç solda,

Atarak sol'a çamur, kaçacak zemin arar.

 

Memleket aç ve susuz, nişanlar şatafatta,

Sözde müslüman olan, düğün kurar yalı da,

Miliyarlarca lira, böyle musruf olurken,

Mevladan hiç korkmadan, hala durur karşımda.

 

Herkes hakkına sahip, çıkarsa çıkar düze,

Mayışmış bedeninle, kalkıp gör desen göze.

Bu benim kaderimdir, dersen yine inanıp,

Hak edersin sen kazık, söz etme benim söze...

 

‘’O’’ zat sanadır sana, açıp anma pis ağzını.

Elleme, yazıktır,toprağa vermiş bedeni..

Memleket namusunu, satmışsanki namusuna.

Elleme yarama mahluk , emerim bil kanını…

 

Celal'dı benim adım, söyler memleket hali.

Oldu adım celali, buda şimdiki hali.

Oğlum sana söyledim, madam sen de duysana.

Kendini bilmeyene, anlattım bir kaç hali.

                     Devamı çok da anla işte...,
 
 
CELAL FAFANOĞLU,


Düzenleyen pazarlii - 13-Mayıs-2010 Saat 11:51
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
IP
pazarlii
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 26-Ekim-2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1955

Alıntı pazarlii Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 13-Mayıs-2010 Saat 11:41
SAVAŞIN TOPLA TÜFEKLE OLDUĞU DÖNEMLER GERİLERDE KALDI... GİTMEDEN MEMLEKET ELDEN SAHIP ÇIK VATANINA... TOPA TÜFEĞE GEREK KALMADAN....

Düzenleyen pazarlii - 13-Mayıs-2010 Saat 11:50
elini tuttum yüreği gibi soğuktu...hemde Ağustos'un ortasında...
IP
<< Önceki Sayfa   3
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,172 Saniyede Yüklendi.