Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş

 

SİNEMA
 Karadeniz UMUT RADYO : KÜLTÜR - SANAT - EDEBİYAT- YAŞAM : SİNEMA
Mesaj icon Konu: Büyük Adam Küçük Aşk Filmi Hakkındaki Yazılar Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
murat rojhat
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı


Kayıt Tarihi: 03-Haziran-2007
Konum: Mardin
Gönderilenler: 3

Alıntı murat rojhat Cevaplabullet Konu: Büyük Adam Küçük Aşk Filmi Hakkındaki Yazılar
    Gönderim Zamanı: 05-Haziran-2007 Saat 18:03
Altın Portakal
En İyi Film

Yönetmen : Handan İpekçi
Senaryo : Handan İpekçi
Yapım : 2001, Türkiye-Yunanistan
Tür : Dram

Oyuncular
Şükran Güngör, Dilan Erçetin, Füsun Demirel, Yıldız Kenter, İsmail Hakkı Şen
Konu
Nefretin yerini giderek aşka bıraktığı bir hikaye... Kahramanları 75 yaşındaki bir yargıç emeklisi ile yakınlarını köyüne yapılan bir operasyonda kaybeden küçük bir Kürt kızı...

" Büyük Adam Küçük Aşk ", tüm yakınlarını kaybeden beş yaşındaki Hejar ile huzurevine yatma hazırlığı içindeki yargıç emeklisi otoriter Rıfat Bey'in yollarının başka bir operasyon sonrasında İstanbul'da kesişmesinin öyküsü...

Türkçe'den taviz vermek istemeyen Rıfat Bey ile Kürtçe'den başka dil bilmeyen inatçı Hejar'ın ortak yaşamları itiş kakış ile başlasa da, birbirlerine ısınmaya başladıktan sonra önce Türkçe-Kürtçe öğrenirler, ardından da birbirlerini sevmeyi...
Detay
Başrollerini Şükran Güngör, Dilan Erçetin, Füsun Demirel, Yıldız Kenter ve İ. Hakkı Şen'in paylaştıkları " Büyük Adam Küçük Aşk ", Eurimages, T.C. Kültür Bakanlığı ve Yunan Film Merkezi desteği ile Türk-Yunan-Macar ortak yapımı olarak gerçekleştirildi. Filmin yönetmenliğinin yanı sıra senaristliğini ve yapımcılığını da üstlenen Handan İpekçi, ilk filminde olduğu gibi bu filmde de gerek işlediği konular, gerek seçtiği oyuncularla ticari dayatmalara kafa tutuyor...


BÜYÜK ADAM KÜÇÜK AŞK FİLMİ YASAKLANDI

 

Handan İpekçi'nin yönettiği film Denetleme Alt Kurulu tarafından incelenmiş ve 19 Ekim 2001 tarihinde vizyona girmişti. 102 bini aşkın seyirci tarafından izlenen filmi Emniyet Müdürlüğü'nün raporu doğrultusunda yeniden inceleyen Sinema, Video ve Müzik Eserleri Denetleme Üst Kurulu, gösterime girdikten beş ay sonra filmi yasakladı. Raporda filmin polisin yargısız infaz yaptığı mesajını verdiği, Kürt dili ve kimliğine karşı şoven yaklaşım sergilediği, Emniyet Teşkilatı'na güven duygusunu zedeleyici mahiyette olduğu ve bölücü propagandalarla paralellik arz ettiği belirtiliyordu.

Yasağın öğrenilmesinin ardından gazeteler "destek olduğu filmi yasakladı" şeklinde başlıklarla Kültür Bakanlığı'nı eleştirdiler. Bir basın toplantısı düzenleyen bakan İstemihan Talay yasağı kendilerinin değil, Emniyet'ten gelen şikayet üzerine toplanan özerk kurulun aldığını belirtti. Bakanlık temsilcisinin de aleyhte oy verdiğini söyleyen Talay izlemediğini belirttiği filmin bakanlığa sunulan senaryosunda küçük kızın finalde kardeşliği simgeleyen bir yaklaşım ortaya koyduğunu, filmde ise kendi ailesinin yanına gittiğini, filmin adının Büyük Adam Küçük Aşk, Cumhur Bey karakterinin "Rıfat" olarak değiştirildiğini, Berlin Film Marketi'nde basılan afişte ise filmin adının, ensest ilişkiyi çağrıştırdığı gerekçesiyle Hejar'a çevrildiğini, Türkiye'de böyle bir şeyin kimsenin aklına gelmediğini kaydetti. "Değişiklikler bende, iyi ve güzel hedeflerle, kardeşlik mesajı verilmek için yola çıkmış filmin daha sonra, fazla ilgi çekmek için bazı kesimlerin tepkisini çekerek, bazılarının ilgisini istismar ederek bu güzel hedefleri yok ettiği izlenimini uyandırdı" diyen Talay yasak kararının kesinleşmesi için yargısal süreç bulunduğunu belirtti ve verilen maddi destek konusunda "İlgili yönetmelikte bu durumlarda para geri alınır hükmü yok. Ancak bundan sonra böyle bir hüküm koymayı düşünüyoruz Bu filmle ilgiliyse hukuki değerlendirme yapmamız gerekir" şeklinde konuştu.

6 Mart'ta SESAM'da bir basın toplantısı düzenleyen Handan İpekçi ise, kültüre ve sanata duyarlı bir Kültür Bakanı ile karşı saflara düşmüş olmaktan üzüntü duyduğunu, olayın kaynaklarının başka olduğunu, bakanlığın da, filmin de kurban seçildiğini söyledi. Bakanın filmi izlememiş olmasına da sitem eden yönetmen filmin iddia edilenin aksine sevgi ve kardeşlik mesajı verdiğini belirtti. Çeşitli meslek örgütleri adına söz alan kişiler İpekçi'yi destekleyen ve yasağı kınayan konuşmalar yaptılar. Oyuncu Selda Alkor, toplantıya gönderdiği faksla kuruldan istifa ettiğini duyurdu. Alkor'la dönüşümlü görev yapan Meltem Savcı da aynı kararı aldığını açıkladı. Oyuncu Rutkay Aziz'in kurulun tümüyle kalkması, bunun için imza toplanması önerisi dikkat çekti. Ancak bu konuda bir girişim yapılmadı. Kurulda filmin yasaklanmaması yönünde oy kullanan Yılmaz Atadeniz istifayla bir yere varılamayacağını, kurullarda daha güçlü olmanın yollarını aramak gerektiğini vurguladı.

Altyazı'ya özel bir açıklamada bulunan Atadeniz filmi çok beğenip İpekçi'yi ilk tebrik edenlerden biri ve filmi Oscar'a gönderen kurulun üyesi olduğunu hatırlattı. Haksız yere eleştirilen bakanlığın da partilerden, İçişleri ve Emniyet'ten gelen bütün baskılara rağmen son ana kadar her aşamada filmi ve yönetmeni himayesine aldığını ancak, izin alınmadan "Hejar" ismiyle afiş bastırılıp altına bakanlığın armasının konulması ve Berlin'de dağıtılan broşürlerdeki bazı ifadeler üzerine daha fazla savunamaz hale geldiğini söyledi. Atadeniz "Handan, Berlin'de yanlış zamanda yanlış iş yaptı. Böyle iyi bir filmin sonu böyle olmamalıydı" dedi.

Kendisiyle görüştüğümüz Handan İpekçi ise Atadeniz'e karşılık vermek istemediğini belirterek sanatın magazin sayfalarında görülenden ibaret olmadığını, eleştirinin sanatın ayrılmaz bir parçası olduğunu, sanatçıların en az politikacılar kadar söyleyeceklerinin olduğunun anlaşılması gerektiğini, resmi söylemin dışına çıkan eserlerin önüne yasaklamalarla geçmenin günümüz dünyasına yakışmadığını, bir ülkenin Kültür Bakanının, sebebi ne olursa olsun, bir sanat eserinin yasaklanmasını savunmasının çok acı, çok ironik olduğunu vurguladı. "Senaryo çalışmasının sonu yoktur" diyen İpekçi, her yönetmenin film tamamlandıktan sonra da, gerekli görürse sahne çıkarıp eklediğini, kendisinin de gerekli gördüğü için finalini değiştirdiği filminin bu haliyle daha birleştirici ve bütünleştirici olduğunu söyledi. "Yasaklamaya karar verenler anlamadığı için açıklamak zorunda kalmak bana utanç veriyor" diyen yönetmen "Cumhuriyet aydınını temsil eden Rıfat beyin, var olmayan ailesine geri dönen ama bir süre sonra kendisine döneceği gün gibi aşikar olan, kedisini bile Rıfat beyde bırakan çocuğun yerel giysilerinin üzerine kendi aldığı paltoyu ve şapkayı giydirmesinin, dikkatli bir film okuyucusu tarafından alt kimlik-üst kimlik göndermesi olduğu, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak farklı alt kimliklerin olabileceğinin ve bir arada yaşanabileceğinin anlatıldığı anlaşılırdı" açıklamasında bulundu.

Bu arada Oscar aday adaylığında ilk beşe giremeyen film -ki Bakanlığın bilinçli bir şekilde filmi orada yalnız bıraktığını belirtiyor İpekçi- elenmiş durumda. İstanbul Film Festivali'nde yer alacağı ilan edilen filmin akıbeti henüz netleşmiş değil. Festival yöneticileri kendileri açısından herhangi bir sorun olmadığını belirtirlerken İpekçi "festivaldeki gösterim gününe kadar, mahkemeden 'yürütmeyi durdurma' kararı alabilirsek katılabileceğiz" dedi.

Öyle görünüyor ki olayın yankıları bir süre daha devam edecek. Biz kazananın "sinema" olmasını ve bu olayın Handan İpekçi'nin yeni projelere imza atmasının önüne geçmemesini diliyoruz.


‘Büyük Adam Küçük Aşk’ Oscar adayı

38. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 5 dalda büyük ödül kazanan Handan İpekçi’nin “Büyük Adam Küçük Aşk” filmi, Oskar aday adaylığına seçildi. Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Film Yönetmenleri Derneği’nden (Film-Yön) Biket İlhan, Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği’nden (ÇASOD) Kutay Köktürk, Sinema Oyuncuları Derneği’nden (SODER) Selda Alkor, Sinema Emekçileri Sendikası’ndan (SİNE-SEN) Ahmet Selvidal, Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nden (SESAM) Kadri Yurdatap, Film Yapımcıları Derneği’nden (FİYAP) Reis Çelik ve Sinema Yazarları Derneği’nden (SİYAD) Atilla Dorsay’ın katılımıyla oluşturulan jürinin, Oskar aday adayını belirlemek üzere bugün toplandığı belirtildi. Toplantı sonucunda Oskar aday adaylığı için “Balalayka” ve “Vizontele” ile yarışan “Büyük Adam Küçük Aşk” filminin, jüri tarafından oybirliğiyle seçildiği bildirildi. Kültür Bakanlığı ve Euroimages’in desteğiyle gerçekleştirilen filmin başrollerini, Şükran Güngör, Dilan Erçetin, Füsun Demirel, Yıldız Kenter ile İsmail Hakkı Şen paylaşıyor. Açıklamada, filmin, Aralık ayı başında 60 ülkeden bildirilen adaylarla yarışacağı kaydedildi.



IP
Yusuf
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06-Temmuz-2005
Konum: Hollanda
Gönderilenler: 132

Alıntı Yusuf Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 05-Haziran-2007 Saat 18:10
Sevgli Rojhat, bu 6 yil onceki bir haber degil mi?
 
Filmi 2003 senesinde seyretmistim, buradaki sinemada. Sukran Gungor'un son filimi idi
Ondan sonra vefat etti zaten.
 
Guzel filimdi. Orada insanlarin, bazilari bunun kiymetini bilemez, birbirlerini anlamak icin onyargilarini birakmalari gerektigi mesaji veriliyordu.
Ve temiz bir cocugun, Hajar, yuregi galebe calmisti.
Umarim bu karsilikli anlayis tum vatan sathina yayilir. Cunku dunya cok kulturlu yapiya sahip oldugunun reklamini yapiyor,, insanlara esit ! davrandiklari intibaini veriyorlar.
Ama bu caka satan Avrupalilarin cok kulturlulugunun baslangici 40 yil oncesine kadar gidebiliyor ancak.
Halbuki bizde bu asirlardir var. Bunun kiymeti biline!
 
Yusuf
 
 
Veni Vidi Non Vici
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,094 Saniyede Yüklendi.