Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş

 

ROCK MÜZİĞİ
 Karadeniz UMUT RADYO : MÜZİK : ROCK MÜZİĞİ
Mesaj icon Konu: Rock Müzik Zirvedemi Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
<< Önceki Sayfa   2
Yazar Mesaj
maykut
Yönetici Grubu
Yönetici Grubu
Simge
Site Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 03-Şubat-2004
Konum: Rize
Gönderilenler: 223

Alıntı maykut Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 07-Haziran-2006 Saat 15:29
              İŞTE TÜRK ROCK MÜZİĞİNDEKİ SON DURUM
 

DEVİR ROCK'N POP DEVRİ

Tam bir rock havası esiyor. Her gün yeni bir grup veya sima ile tanışıyoruz. Popçular gibi popüler oluyorlar, albümleri yüksek ilgiyle karşılanıyor. Eskiden bu müzikle ilgilenmeyen Kral TV bile Rock’çıların kliplerine geniş yer veriyor. Gerçi sesi kıstığınızda, klip görüntülerinden çalanın rock parçası olup olmadığını anlamak pek kolay değil, nedense aile temaları ağırlıkta… Ayrılık sahneleri, gözü yaşlı çocuklar… Bir nevi ailemizin rock’ı…. Yakın zamana kadar müzik şirketlerinin kapısından dönen, ya da ‘çeşit olsun’ diye içeri kabul edilen rock gruplarına yatırım yapmak adetten oldu. Maşallah yurdun herhangi bir köşesi rock festivaline sahne olmadan gün geçirmiyor adeta…

Yalnızca grupları saysak, aklımıza onlarca isim geliyor: Anima, Seksendört, Çilekeş, Deja-Vu, Direc-T, Duman, Grizu, Kargo, Manga, Metropolis, Nem, Şarap, Yakup, Yüksek Sadakat, Badem, Aylin Aslım ve Tayfası, Seksendört, 110, Nem, Dilemma, Redd, Çamur, Dorian, 100 Derece, İhtiyaç Molası, Rash*t, Mor ve Ötesi, Gripin, Vega, Panik, Replikas, Baba Zula, Yırtık Uçurtma, Zardanadam... Şebnem Ferah, Ogün Sanlısoy, Hayko Cepkin, Özlem Tekin, Pamela Spence, Aydilge, Haluk Levent, Teoman gibi isimler de malumunuz zaten.

Rock'un bu yükselişini kimileri olumlu, kimileri samimiyetsiz ve gelip geçici görüyor. Bir taraf da artık neredeyse rakı masalarına (bir ‘rakî müzik’ esprisinin de dolaşımda olduğunu not edelim) meze olacak ezginin rock değil de ‘bugüne kadar Türkiye'de olmayan pop’ olduğunu söylüyor. Yani tarifte de bir tartışma var; bu yeni tür ‘rock’ mu, yoksa ‘yeni pop’ mu?


CAZİBESİ EKONOMİSİNDE
Manga, Rash*t, Gripin, Ogün Sanlısoy, Vega, Badem gibi grupların albümlerini çıkaran Sony BMG Pazarlama Müdürü Selim Serezli, pop müzikte kendini tekrar eden prodüksiyonların insanları farklı arayışlara yönelttiğini söylüyor. Serezli, ‘rock pazarı’nın manzarasını şöyle çiziyor:

“Albüm satışları ile beraber konserler, sponsor gelirleri, reklam gelirleri, video klipler, Türkiye’de henüz pek yaygınlaşmamış olsa da resmi yan ürünler, mobil ve dijital dağıtım kanallarından elde edilen gelirler de eklendiğinde bir rock albümü etrafındaki ekonomi çok ciddi bir potansiyel taşıyor. Bunun sebebi, rock müzisyenlerinin daha çok çalışması, daha çok üretmesi, daha çok turne yapması ve rock dinleyicisinin de beğendiği ve hayran olduğu gruba ya da sanatçıya daha sıkı bağlarla bağlanması. Albüm satışları anlamında da rock gruplarının kendi kitlelerini yaratabildikleri, büyütebildikleri ve koruyabildikleri ölçüde her zaman başarı sansı vardır diyebiliriz. Ancak buna kıyasla pop, arabesk ve bir Türk mucizesi olan fantazi müzik dallarında beklenmedik düşüşler yaşamak çok daha olası, yani zemin çok daha kaygan.”

Hayko Cepkin, Nem, Aydilge, Dorian, Yakup gibi isimlerin albümlerini çıkaran EMİ Türkiye'den Nalan Demirci rock müzik albümlerinde henüz hedeflenen satış rakamlarına ulaşamadıklarını ama grupların ikinci albümleriyle birlikte kâra geçebileceklerini söylüyor: “Piyasada gittikçe belli bir paya sahip olacak. Bunu da piyasaya sürülen grupların ikinci albümleri ve konserleri belirleyecek.”

KENTLEŞMEYLE GELEN GERGİNLİK DIŞAVURDU
Tayfun Atay (Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü)
"Bildiğimiz Türk popu biraz daha sakin zamanlarımızın duygularını, duyarlılıklarını ve dünya algısını dışa vuruyordu. O pop bizim kaybettiğimiz pastoral, güvenli hissettiğimiz ama kapalı toplumumuzun içinden hareketli, dışa açık ve giderek kendimizi yalnız hissetmeye başladığımız bir topluma geçiş sürecinde hem geçmişe duyulan özlemi hem de yeni hayata adaptasyonu dile getiriyordu. Sezen Aksu'da bunu bulmak mümkün mesela. Ajda Pekkan da daha erken dönemde yapıyordu. Bu çerçevede Türk popu 80'lerden sonra yeniden hareketlenen yapıda yerini aldı. Acılı Arabesk o geçişi ifade etmesi açısından işlevini tamamladı. Artık 'acılı arabesk' değil de 'neşeli arabesk' daha çok öne çıktı. Ama Türk popu yerleşti ve gençlerin ilgisini çekti. 90'ların sonuna doğru Türkiye'de bir rock patlaması yaşandığını görüyoruz. Bunun nedeni şehir yaşamının rekabetliliği, onun getirdiği gerginlikler, iç huzursuzluklarının ve buna karşı gelişen araçlar ile arayışların kendini dışa vurması. Bu arayış için rock diğer tarzlara göre daha uygun bir müzik olarak çıktı.

Politikanın, ideolojilerin de daha fazla gözden düştüğü yerde rock müzik patladı. Soundlara, içeriklere baktığımızda hırçınlıkla sarmalanmış bir tepkiyi görebiliyoruz. Bu müziklerin gerek içerik, gerek sound olarak daha protest olması bizim toplumsal halimizin ve tabii gençlerimizin gerilimli ve sıkıntılı ruh hallerinin daha fazla karşılığı oldu. Şunu da kaydetmek gerek; rock müzik daha kolektif bir duruma işaret ediyor. Toplulukların konserleri insanlar için daha fazla katarsis imkânı sağlıyor. Bu ihtiyaç üzerinden de bir artıştan bahsedilebilir. Haliyle bunun da sektörel karşılığı geldi. Hem gençlik grupları pazara girmek için atağa geçtiler hem de müzik yapımcıları bu hareketliliğin patlamasını sağladılar."

ŞEHİRLEŞME ÖNEMLİ FAKTÖR
Bülent Forta (Müzik Yapımcıları Meslek Birliği-MÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı):
"Rock'ın popüler hale gelmesinin farklı nedenleri var. Bunlardan biri Türkiye'deki sosyal gelişim ve şehirleşmenin artması. 'Yeni kentli' bir müzik üretiminin ortaya çıkması. Bu aslında bir dip dalgası olarak 90'lı yıllardan beri varolageldi. Türkçe rock müzik özellikle Bulutsuzluk Özlemi'yle başlayarak ortaya çıkmaya başladı. Bir de tabii Anadolu-rock akımı var. Yani bu yönelim bir günde ortaya çıkmış bir durum değil.

Pop müzik Türkiye'de 90'ların dalgasıydı. Biraz Özal döneminde toplumun çeşitli katmanlarını ortak paydada bir araya getirme çabasının da ürünüydü.

Dünyada, batının popüler müzik formu olarak Rock’n Roll’dan beri gelen daha kalıcı bir müzik yok. Neredeyse klasik müzik kadar kalıcı. U2, Nirvana, Rolling Stones, Pınk Floyd... Türkiye'de de bunun kalıcı olmaması için bir neden yok. Eskiden beri rock müziğe yatırım vardı. Kendini pop-rock skalasında gören şirketler vardı, şu anda bunu daha fazla öne çıkardılar.

Rock müzisyenlerinin tirajları da artık popçuları yakaladı. Feridun Düzağaç'ın albümü 300 bin tiraj yaptı. Mor ve Ötesi 300 bin sattı. Bunlar rock'ın bu güne kadar görmediği tirajlardı. Çelik, Gülşen, Hande Yener gibi isimler ise önceden 1 milyon tirajlara ulaşabiliyorken şu anda 200 bin seviyelerine çekildi."

REPLİKAS:
İÇERİK DEĞİL BİÇİM ÖNDE

İlk albümlerini 6 yıl önce çıkaran Replikas, geçen yıl çıkardığı ‘Avaz’ ile daha bir popülerleşti. Grup, Gökçe Akçelik, Barkın Engin, Selçuk Artut, Burak Tamer ve Orçun Baştürk'ten müteşekkil. Onur Baştürk, rock'ın popülerleşmesiyle ilgili diyor ki:

“Rock müziğinin popülerleşmesinin sebebi, dinleyicinin görsel medya tarafından, hafifletilmiş ve içi boşaltılmış bir rock müziğine alıştırılmış olmasıdır. 80 sonrası her alanda yaşanan yozlaşma, bu müzikte de kendini gösterdi, bu kuşağın içerikten çok biçime önem veren- bu biçimin de estetik sorunları tartışılır- tutumu ile iyice örtüştü. Ask şarkıları (?) ile uyuşturulduğumuz bir donemde kendi fikirlerini müziğine yansıtan, belli bir sanatsal duruş yakalamış grupları aramak samanlıkta iğne aramaya benziyor. Unutmayalım ki muhalif olmak belli bir fikir sahibi olmayı gerektirir.”

İHTİYAÇ MOLASI:POP'UN YERİNİ ALIYOR
Tolga Çebi, Sinan Gürsoy, Murat Güllü, Taner Sarf'tan oluşan İhtiyaç Molası, 1995'te kuruldu. Milad, 1.5 ve iki de derleme albümleri var. Gruptan Sinan Gürsoy'un yorumlarını dinliyoruz:
“Rock müziğin popülerleşmesinin sebebi Pop müziğin miadını doldurmuş olmasıdır. Artık Rock müzik aynı Avrupa ve Amerika’daki gibi Popüler olacak. Çünkü Türkiye’deki müzik dinleyicileri farklı ve çok sesli müziği anlamaya ve tercih etmeye başladı. Bu tarzdaki albümlerin sayısı arttıkça kalitesi ve çeşitliliği de artacak. Bu da rock grupları için büyük bir şans. Büyük kitlelere ulaşma ve sesini duyurmak açısından çok önemli.
Rock müziğin, Pop müziğin yerini almaya başladığı bu geçiş döneminde tabi ki bazı yumuşak geçişler olacak. Bazı grupların da bu yöntemi kullanması yadırganacak bir durum değil. Dinleyiciler rock müziğe alıştıkça rock müziğinin türevleri de sevilmeye ve belli bir kitleyi arkasından sürüklemeye başlayacak. Kitleler büyüdükçe de yapım şirketleri alternatif tarzlara yatırım yapmaya başlayacaktır.”

ANİMA:KÜLTÜR KIRILMASI YAŞIYORUZ
Anima, ilk albümleri bu yıl çıkmış gruplardan. Birkaç aydır 'albümlü grup' olmanın keyfini sürüyorlar. Vokalde Ceylan Ertem, mızıka, gitar ve synthesizerda Tuncay Korkmaz, basta Murat Çopur ile davulda Ekin Cengizkan'dan oluşan grup rock'un popülerleşmesini “kültür kırılması” ifadesiyle izah ediyor. Grup, şu anki müziğin muhalif olmayan içeriğine dair de smileyli bir yanıt veriyor: “Muhalefet kişisel bir durum olduğu için, müzikten bağımsız bir olgudur. Muhalif düşünceler barındırmayan birinin müziğinde bunu bulmak mümkün mü? Ayrıca muhalif olmayana da talep var demek ki. :)

BADEM: ROLLİNG STONES DA ESKİ RUHU TAŞIMIYOR
Badem grubu, Karacaoğlan'ın şiirlerini bestelemeleriyle dikkatimizi çekmişti. “Ala gözlerini sevdiğim dilber/sevgini sevdamdan ayıramıyorum” diyorlardı. Badem de albümü bu yıl çıkmış gruplardan. Grubun ismine kendi isimlerinin baş harfleri ilham vermiş. “Nasıl ilham verirse artık. İlk başta 3 kişiydik: BArış , DEvrim, Mustafa...” Yanıtlarını dinliyoruz: “20 yıl öncesinin rock müziğinden oldukça farklı, hip-hop ve pop kültüründen etkilenmiş ama rock altyapılarını da barındıran yeni bir müzik var Türkiye'de. Şu an tamamen muhalif klasik rock müzik yapan bir grubun artık geniş bir seyirciye hitap etmesi imkansız. Modernlesen dünyaya hem müzisyenler hem de seyirciler ayak uyduruyor. Bugün ne Rolling Stones, ne de Bon Jovi eskisi gibi müzik yapıyor, onlar bile değişime ayak uydururken, ülkemizde az sayıdaki rock gruplarını eleştirmek doğru değil.”

DORIAN: YURTDIŞINDAKİ ESTETİK BURAYA SIÇRADI
İlk albümleri “Yeniden Hayata”da Yunus Emre'nin “Gel gör beni, aşk neyledi”sini 'coverlayan' Dorian, Mor ve Ötesi, Kurban gibi grupların çıkış yapmasının genç grupları ve şirketleri cesaretlendirdiği görüşünde. Dorian'dan Memet İncili, artık neredeyse evimizde oturup albüm yapabileceğimizi söylüyor fırsatların kolaylaştığından bahsederken. “Yurt dışındaki müziğin muadili şimdiye dek Türkiye'de yoktu. E şimdi bu müzik icra edilince insanların ilgisini çekmeye başladı. Bence olay tamamen önümüzdeki iki seneye bağlı. Çok fazla grup çıktı, bunların içinde kalıcı olanlar olacak ama gidecekler de olacak. Alt gruplardan da bir sürü grup geliyor. Bu müziği popüler kılmak adına değil de estetik açısından ileriye taşıyabilirsek rock müziğini Türkiye'de kalıcılaştırabiliriz.”

DİLEMMA: BARLAR DA POPLANDI
Levent Candaş, Arıkan Sırakaya ve Taner Ayan'lı Dilemma ilk albümü “Nereye Kadar”ı (Esen Müzik'ten) geçen ay çıkardı. Gruptan Levent Candaş rock icracılarındaki 'pop takıntısı'nın rock barlara da yansıdığını aktarıp izlenimlerini anlatıyor: “Kemancı'ya yıllardır gidiyorum, ama oraya gittiğim zaman rock değil pop dinliyorum. Cidden rock yapan barlar var ama oraya gidenler de bugün patlayan rock'ı dinleyen kesim değil. Bugün bir sürü grup çıktı, çok da iyi gruplar çıkıyor. Hemen hemen hepsi iyi aslında... Ama şöyle bir durum var; yüzde 90'u pop yapıyor. Yani bugüne kadar Türkiye'de olmayan popu yapıyorlar.”

YIRTIK UÇURTMA: BİZ BU FİLMİ GÖRMÜŞTÜK
Yırtık Uçurtma, 10 yıllık mazisi olan bir grup. Kendi isimlerini taşıyan ilk albümlerinden sonra bu yıl da "İki" ismini taşıyan albümlerini çıkardılar. Grubun gitaristi Yaren Karahasan'ın çizdiği tablo biraz karamsar...
"Ortada bir rock 'patlaması' olduğunu düşünmüyoruz. Açıkçası “biz bu filmi daha önce görmüştük !”. Hem de çeşitli zamanlarda. Bu durum farklı farklı kimliklerle karşımıza çıktı. Bir ara “pop” patlamıştı, bir ara “arabesk”, bir ara “anadolurock”. Şimdi ise konuştuğumuz daha çok “alternatif rock” tarzında bir ivmelenme olduğu. Belki hatırlarsınız, “Grup Vitamin” ilk çıktığında da yine aynı şey yaşanmış, bu tarzda bir çok albüm kısa süre içerisinde yayınlanmış, ve yeni üretilen gruplara da “aspirin, supradin” gibi yine ilaç isimleri konulmuştu. Bu yaşanan örnekleri iyice incelediğimizde gördüğümüz, şu an yaşamakta olduğumuz durumun da çok çok farklı olmaması. Güzel üretimler, iyi örnekler tabii ki var. Fakat biz durumu öncekilerden daha farklı görmüyoruz.

YAPILAN MÜZİK ROCK DEĞİL Kİ...
“Bu müziğin yeni temsilcilerinin çoğunluğunun ciddi meseleleri yok; tıpkı çözüm önerileri gibi.” Milliyet gazetesinin müzik yazarı Murat Beşer'in düşüncesi bu.

- Türkiye'de rock gruplarının ve albümlerinin giderek artıyor olmasının nedeni ne?
Kabaca ve basitçe akla gelen ilk yanıt, memleketimizde ne kadar var olduğu tartışılır bulunan müzik sektörünün, pop müzikteki beklentilerinin azalmasına bağlı, samimiyetsiz bir talepten söz edilebilir. Genç nüfusun sanal paylaşım ve kopya yoluyla türettiği gençlik kültürünün etkileri, artan rock barlar, genç markaların sponsorlukları ve festivaller ayrı birer dinamik.

- Şu anda albümleri çıkan, klipleri dönen grupların ürettiği müzik hakkında -nitelik açısından- ne düşünüyorsunuz?
Maalesef -bir avuç müzisyeni hariç tutarsak- entegre edilmi ş bir türden söz ediyoruz. Ben rock sözcüğüne takıntılıyım. Bu benim için başkaldıran bir gençliğin yetmişli yıllarına ait bir müzik. Nitelik diyecekseniz, ben son 25 yılda üretilen müziğin rock olduğunu düşünmüyorum. Adını siz koyun.

İSTANBUL CD, ANADOLU KASET ALIYOR
“ Akılda kalıcı melodiler, yumuşak bir sound, sözler de fazla bir şey söyleme iddiasında değil.” Ossi Müzik'te Atilla Atasoy, Neco, Seyyal Taner ve en son Çiğdem Talu gibi isimlerin albümlerini çıkaran Hakan Eren'in şu anki rock'ı tarif böyle. Eren'e 'rock pazarı'nın halini soruyoruz:

“ Rock müzik albümlerin satış rakamlarına bakarsanız daha çok CD satıldığını göreceksiniz. Gençlik artık CD alıyor. Arabesk-türkü albümlerinin satış rakamlarına bakarsanız daha çok kaset sattığını görürsünüz. Anadolu hala kaset satın alıyor. Mor ve Ötesi bu patlamanın başlangıcı oldu. Bu patlama da şirketlerin genç gruplara fırsat tanımasına neden oldu. Rock albümleri satmıyor diyemeyiz ama tabii bunların alıcıları çoğunlukla gençler ve albüm almak kadar kopyalıyorlar, internetten indiriyorlar. Dolayısıyla albüm masraflarını karşılayacak bir satış olmuyor. Ama rock gruplarının şöyle bir avantajı var, çok fazla konser imkanı buluyorlar. Yapımcıların çoğu hazır albümleri basıyor ve o yüzden genç grupların bir çoğu albümleri kendi imkanlarıyla hazırlıyorlar.”

İSİMLERİ NERDEN GELİYOR?
ANİMA: Müzik yaparken ' tin ' yakalamaya çalışırız. O yakalanmamışsa ya da ortaya çıkmamışsa, ne dinlemesi ne de çalması bir şey ifade etmiyor. Bunun için "anima" (ruh) uygun düştü hislerimize. Derin bir anlam vererek çalmak...

DORİAN: Dorian , müzikte bir terim. Estetik olduğu için seçtik.

BADEM: Bas harflerimiz ilham verdi nasil ilham verirlerse, BAris , DEvrim , Mustafa olarak 3 kisiydik ilk basta. Bu sayede ismimiz BADEM oldu ama sonradan gruba dahil olan tum arkadaslarin da bas harfleri kelimeyi tamamlamakta. Baris Dogac Emre Mert Mustafa

İHTİYAÇ MOLASI: O dönemde çok sık yolculuk ettiğimiz için ortaya çıkan isim “ihtiyaç molası” oldu.

DİLEMMA: İsim konusunda çok fazla ikileme düşmüştük. Bunu tartışırken arkadaşlarımızdan biri “madem ikilemdeyiz, dilemma olsun” dedi. Bu arada okuduğumuz Murat Menteş'in Dublörün Dilemması da fikir verdi...

REPLİKAS: Aradığımız ismin Türkçe ya da İngilizce olmamasını istiyorduk. Gary Numan’ın grubu Tubeway Army’nin bir albümünün ismi "Replicas" idi. Kelime ses olarak çok hoşumuza gitti. C’yi “k” yaptık ve oldu.

YIRTIK UÇURTMA: Tamamen tesadüf üzeri bir arkadaşımızın tavsiyesi üzerine koyduk. İsmi on yıl önce koyarken anlamı üzerinde düşünmemiştik. Ama zaman içinde bu isme farklı farklı anlamlar yüklüyoruz. Bu anlamlardan biri, nostaljik bir tarafının olması. Bir anlamı, normalde yırtık uçurtma uçmazken elimizden gelen gayretle bunu uçurtmaşa çalışıyoruz.

SEKSENDÖRT: SEX AND DIRT (seks ve pislik) diye okumak da mümkün…
 
HAMZA AKTAN


Düzenleyen maykut - 07-Haziran-2006 Saat 15:37

IP
şahrud
Normal Üye
Normal Üye


Kayıt Tarihi: 12-Eylül-2006
Konum: Trabzon
Gönderilenler: 98

Alıntı şahrud Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 12-Ekim-2006 Saat 18:42

BENCE ZİRVEDE ÇÜNKÜ ÇÜNKÜ %80'İ ROCK MÜZİĞİ DİNLENIYO.ONUN İÇİNDE BİR ÇOK GRUP ORTAYA ÇIKIYO.

(BENDE Bİ ROCK DİNLEYİCİSİYİM.)
' oxoşk'va do oropa şeni '
IP
DBHaberal
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı
Simge

Kayıt Tarihi: 30-Haziran-2006
Konum: Trabzon
Gönderilenler: 7

Alıntı DBHaberal Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 22-Kasım-2006 Saat 00:21
şu anda zirvede olmasa da zirveye yaklaşıyor.artık birçok yerde birçok kişi rock'a ilgi duymaya başladı.
hatta metal müziğe ilgi de baya arttı.
zirvesi yakındır :)
IP
full_asi
Normal Üye
Normal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 22-Nisan-2007
Konum: Rize
Gönderilenler: 64

Alıntı full_asi Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 23-Mart-2008 Saat 16:33
İçi tamamen boşaltılmış.. Pop-rock devri zirvededir...
Savaşı kimler ilan ediyorsaa gitsinler kendileri savaşsınlar...
IP
<< Önceki Sayfa   2
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,172 Saniyede Yüklendi.