Üyelik

Dünya horona durdu

Çin başta olmak üzere Amerika dahil 50 noktada Kazım Koyuncu’nun miras bıraktığı Dünya Horon Günü’nün İstanbul’daki merkezi Kadıköy’de bulunan Selamişeçme Özgürlük Parkı oldu. Kadın ve çocukların yöresel kıyafetler giydiği horon günü etkinliğine 7′den 70′e çok sayıda kişi katıldı. Horon Günü’ne katılan Karadenizliler Emek Dünyası’na konuştu: “Horon bizim için ibadet demek. Bu yıl ki ibadetimizi de yaptık”

“SIĞMADIK SIĞMIYORUZ HEPBERABERİZ”

Horon gününün yapıldığı anfi toyatroya Kazım Koyuncu’nun fotoğrafları  asılırken, yöresel enstürmanların sesi sahneden gönüllü müzisyenlerin sesleri ile dinleyicilere ulaştı. İlk olarak, müzisyen Hikmet Akçiçek kısa bir konuşma yaptı. Kazım Koyuncu’nun ilk horon gününde yapmış olduğu konuşmayı hatırlatan Akçiçek, “bugünün büyüye büyüye devam etmesi gerekiyor. Bunu gelenekselleştirerek belki hayata bir şey katarız. Yaparız değil mi bundan sonra her yıl?” dedi.  Akçiçek, Koyuncu’nun istediği gibi bugün horonun alanlara sığmadığını ifade ederek, “Sığmadık, sığmıyoruz hep beraberiz” dedi.

TULUMCULAR DEĞİŞTİ HORONCULAR HİÇ DEĞİŞMEDİ

Akçiçek’n konuşmasının ardından horonlar kuruldu türküler söylendi. Horonlar devam ettikçe biz de katılımcılara Horon gününün kendileri için ne ifade ettiğini sorduk. İşte aldığımız yanıtlar:

Horon Günü hazırlık komitesi üyesi Funda Yeliz Alataş: Bugün her şeyden önce halayların çekildiği horonların edildiği farklı kültürlerden çok sayıda kişinin yan yana geldiği bir gün. Bu yıl Çin’de de yapıldı. Munzur’da ve Van’da da olacak. Herkes kendi yöresinin halk oyununu oynayacak.

“KÜLTÜR ÖRGÜTLENMESİ”

Yazar Veysi Sarısözen: Bir kültür ancak bu kadar güzel örgütlenip sahalara aktarılır. Lazlar ve Hemşinliler arasında tarihsel bir mesafe var gibi görünüyorsa da devrimci mücadele de bu uzaklık ortadan kalkıyor bu horon halkalarına da yansıyor. Burada bu kültür akrabalığının en güzel halini görüyoruz.

“KÜLTÜR İSTANBUL’DA YAŞATILIYOR”

Laz dili araştırmacısı – yazar İsmail Bucaklişi: Akıllıca ve mantıklı bir gün. Kültürlerin ve dillerin yaşaması sonraki nesillere aktarılması için anlamı büyük. Lazlar ve Hemşinliler burada yan yana duruyorlar. Kültürü burada İstanbul’da yaşatıyorlar. Dilerim her yıl devam eder.

“YAŞLANDIĞIMDA DA BASTONUMLA GELİP TULUM ÇALMAK İSTİYORUM”

Oyuncu Tansel Öngel: Herkes o kadar çoşkulu ve heyecanlı ki horona durmak için gösterilen çaba çok güzel. Eşitliği ve uyumu görüyorum burada.  Tulum sanatçısı Filiz İlkay Balta:  Buraya ilk çıktığımda yani 6 yıl önce daha yeni tulum çalan ve Karadenizlilerin ilk kez sahnede gördüğü kadın tulumculardan biriydim. Dilerim yıllar sonra da bastonumla gelirim burada tulum çalarım. Bunu yapmayı istiyorum.

“KAZIM’IN YOLUNDAN GİDEN CESARETLİ GENÇLERİ TEBRİK EDİYORUM”

Yazar-Laz dili araştırmacısı Selma Koçiva: Müthiş bir çoşku var Bizden sonraki nesiller kendi kültürlerine ve kimliklerine daha sahip çıkıyor. Bu çok umut verici. Gençler kendi kültürleri için çok direngenler. Biz 25 yıl önce böyle bir şeyi hayal bile edemezdik. Kazım’ın yolundan ilerleyen bu cesaretli insanları kutlamak istiyorum.

 

 

İSTANBUL/EmekDünyası.Net



Facebook'da Paylaş

Bir Cevap Yazın